ŞİLE KİTAP FESTİVALİNİN ARDINDAN…

Şile limanının akşam serinliğinde geçen Kitap Festivali Belediye Başkanı Can Tabakoğlu’nun hediyesi ve hatıra fotoğrafı ile sona erdi…

Bu fuarın en çok satan kitabı, Şileli yazarımız Yusuf Yılmaz Araç’ın Elma Bahçesi kitabı oldu…

Onu Yaroslav Trofimov‘un 1979 Kâbe Baskını ve konuşmacı olduğu gün İlber Ortaylı’nın da ilgi gösterdiği Robert Fisk‘in Mısır Yazıları: İhanete Uğrayan Devrim kitapları izledi…

Tüm ziyaretçilere ve emeği geçen yetkililere teşekkürlerimizle.

Seneye tekrar görüşmek üzere…

20170806_19383120170806_193848

 

 

 

 

 

 

20170728_18562620170728_192415

 

1979 Kâbe Baskını – CHRISTIAN CARYL

Mekke Anlaşması

Beceriksiz bir Suudi rehine krizi el-Kaide’nin önünü nasıl açtı

Christian Caryl, Washington Monthly Kitap Kritiği

Eğer tarihin basit bir hatalar komedisi olduğuna inananlardansanız, Yaroslav Tromifov’un 1979 Kâbe Baskını kitabına bayılacaksınız. Kitap, bir grup aldatılmış radikal tarafından vahşi, kanlı ve önemli sonuçları olan bir eylem olarak sahnelenen, dünyanın en zalim hükümetlerinden biri tarafından günlerce gizlenen ve sonra da dış dünya tarafından tamamen ve kaçınılmaz olarak yanlış anlaşılan bir olayı anlatıyor. Üzerinden yaklaşık otuz yıl geçtiğinden beri, gelişigüzel şekilde gizlenmiş ve fiilen unutulmuştur. Oysa bu olay olmamış olsaydı dünya tamamen farklı bir yer olurdu.592c6a3e47c37 592c6a65af281 592c6acbaa858

Trofimov‘un öyküsü, Müslümanların Mekke’ye 1979’da yaptıkları hacca odaklanıyor. O Kasım ayında geleneksel ritüeller giderek yavaşlarken, bir grup genç İslamcı fanatik gizli silahları sakladıkları yerden çıkardılar ve Mescid-i Haram’ı ele geçirip ibadetini yapmakta olan dünyanın dört bir yanından birkaç düzine hâlsiz hacıyı rehin aldılar. Krallığın bir bölgesinden vahşi bir Suudi Bedevi olan saldırganların lideri şaşkına dönmüş misafirlerine, zuhuru tarihin sonunun habercisi ve bir yan fayda olarak da Suudi rejiminin çöküşünü hızlandıracak olan İslam’ın Mesih versiyonu Mehdi’yi bizzat selamlama ayrıcalığına sahip olmak üzere olduklarını duyurdu. Bu son nokta eli kulağındaki kıyamet için önemsiz gibi görünebilirdi, fakat tabii ki öyle değildi. Suudi kraliyet ailesi, 1970’li yılları gelişmeye başlayan petrol zenginliği içinde yüzerek geçirmişti ve sonuç, devasa yolsuzluk, yüksek yaşam ve İslam’a uymayan aleni uygulamaların çelişkili kültürüydü. Hükümetin modernleşmeye yönelik temkinli hamleleri – kadın haber okuyucularının TV’de görünmesine izin verilmesi gibi – daha muhafazakâr unsurları ve özellikle de inançlarının kuru Vehhabi versiyonunun erimesinden ve bunun da güçlerinin azalmasına eşlik etmesinden korkan din adamlarını kızdırmıştı.Kabe Baskını

Her şeyin üstünde işgalciler Suudi egemenleri ve küresel ölçekte ümmeti, İslam’ın en kutsal mabedinde silah kullanma günahkarlığı ile şok etmişlerdi. Ancak aynı zamanda, daha sonra genç Usame bin Ladin’e ve “İslami olmayan” hükümetlerini devirmeye and içmiş radikal bir gruba ilham verecek olan, Suudi hanedanının algılanan ikiyüzlülüğüne karşı derin bir öfkenin de altını çizmişlerdi. Olay gerçekleştiğinde, (Usame’nin milyarder babası, teröristlerce ele geçirilmeden hemen önce Mescid-i Haram’ın pahalı renovasyonunu tamamlamıştı ve kutsal yerlerin en kutsalını geri almakla görevli Suudi hükümet güçlerine proje planlarını sunarak önemli yardımda bulunacaktı.) Kayda geçsin diye söylüyorum, burada el-Kaide’nin “doğuşu” ile uğraştığımıza ikna olmadım. Karizmatik, ancak kaçık isyancı lider Cüheyman, bir hareketi başlatan birinden çok, yanlış film setinde dolaşan rastgele bir fazlalık gibi görünüyor. Ancak, elbette, Bin Ladin ve diğerlerinin nihayetinde bu örnekten cesaret alarak kendi yerinde Suudi Sarayına meydan okuyan bir noktaya gelebildiği fikrine dair ufak bir gerçeklik payı da var. Devamı

İslamın Kalbinde Savaş – Ziyaüddin Serdar / New Statesman

İslamın kalbinde savaş

1979 Kasımında silahlı militanlar Mekke’deki Kabe’yi ele geçirdi. Onların bu eylemleri Müslüman dünyasında hala yankılanıyor.

Ziyaüddin Serdar, New Statesman, 1 Kasım 2007

İslam’ın 15. yüzyılının arifesinde Mekke’deki Mescid-i Haram (Kutsal Cami) dünyanın dört bir yanından gelen ibadet edenlerle dolup taşıyordu. Atmosfer coşkuluydu ve Kutsal Kentte ve hac yolcuğu alanında konuşma sesleri vardı ve yeni bir şafak doğuyordu. Normalde bayram zamanı aşırı kalabalıktan kaçınmak için Kutsal Camiye gitmeyen Mekke sakinleri de bu özel vesileyle toplanan cemaate katılmıştı. Çoğu, bütün gece Kur’an okuyup sonra da sabah namazına katıldılar. Namaz biter bitmez silah sesleri patladı. Bir grup ağır silahlı adam camiyi ele geçirdi. “Mehdi”nin (kurtarıcı) İslam’ı arındırmak için geldiğini bildirdiler ve caminin 39 kapısının tamamını sürgüleyip 100.000’den fazla mümini içeri hapsettiler.

Kabe Baskını

Böylece 20 Kasım 1979 sabahı Kutsal Cami’nin işgali başladı. Takip eden iki hafta boyunca olanlar Müslüman dünyada derin bir etki bıraktı. Suudi Arabistan bir polis devletidir ve krallıktaki bu kötü haberin üstü çabucak ve kalıcı olarak örtüldü. Dolayısıyla ayaklanmanın kendisi ve nasıl bastırıldığı ile ilgili çok az şey biliniyor. Bununla birlikte, şimdi, gizliliği son zamanda kalkan belgeler üzerindeki titiz araştırması ve ayaklanmaya katılanlarla, güvenlik ve askeri yetkilileri ve Suudi kraliyet ailesiyle röportajlar sonucunda Yaroslav Trofimov, olayların eksiksiz bir anlatımı ile parçaları bir araya getirdi. Kâbe Baskını, bu acımasız kalkışmaya dair kavrayıcı bir anlatım sunuyor. Devamı

ORTADOĞU KİTAPLARI

Ortadoğu kitaplığınızda yer açın!

Matbuat, Ortadoğu üzerine önemli kitapları Türkçeye kazandırmak için geri sayımda.

Ortadoğu uzmanı, The Guardian gazetesinin eski Ortadoğu temsilcisi David Hirst Türk okuyucu ile ilk kez Matbuat aracılığı ile buluşuyor, üstelik iki kitabıyla birden. David Hirst, hem son kitabı olan Küçük Devletlerden Sakının: Lübnan, Ortadoğu’nun Savaş Alanı ile, hem de bir Ortadoğu klasiği olan kitabı Silah ve Zeytin Dalı ile çok yakında Türkçe’de.

Bir başka Ortadoğu uzmanı Robert Fisk’in yeni kitapları da yine Matbuat’ta. Robert Fisk’in Independent gazetesindeki yazılarından oluşan üç kitap İsrail Yazıları, Mısır Yazıları ve Cezayir Yazıları adını taşıyor.

Devamı