ELIZABETH MONROE: SİLAH VE ZEYTİN DALI HAKKINDA (1978)

Silah ve Zeytin Dalı: Ortadoğu’da Şiddetin Kökenleri

The Guardian Ortadoğu muhabiri David Hirst, İbranice, Arapça ve İngilizce veya Amerikan kaynaklarını kullanarak, başladığı 1880’lerden itibaren Arap-Yahudi anlaşmazlığının iyi ve belgelere dayanan bir tarihini yazdı. ‘[Sorun] Daha ilk baştan beri aralıksız şiddetle birlikte vardı.’ Ona göre bu konuda yazılan literatür, özellikle Amerikalılar için olanlar, büyük bir oranda Siyonist bir sempati taşır ve dengeyi düzeltmeye soyunur.

Anlaşmazlığın üç tarafı var: Araplar, Yahudiler ve (en azından kendi arkalarını kurtarmak için rezilce çekildikleri 1948’e kadar) İngilizler. Hiçbiri suçsuz değil. Ayaktakımının zıvanadan çıkması ve çete histerisinin taşkınlığıyla başlayan Arap şiddeti, önce İngiliz adaletine güvenen ancak sonra bu inancı terkeden bir aristokrasi tarafından bastırıldı; 1936-1938 yıllarında şiddet patladı. Yahudi şiddeti başlangıçta misilleme niteliğindeydi, ancak aşamalı olarak, Yahudi nüfusu arttıkça, bir ordu ve güvenlik polis tekniği olarak bugüne kadar gelen iyi organize olmuş terörizme dönüştü. İngilizler de masum değil. Arapları yendikleri 1938 yılına ait vukuatlar ve yine Yahudilerle mücadele ettikleri 1946-1947’deki olaylar İngiliz askerlerinin de aynen bugün İsrail askerlerinin uyguladığı kadar şiddete başvurduğunu gösteriyor.

silah-ve-zeytin

Hirst, Siyonist başarıya katkıda bulunan rastlantısal koşulların derecesine değiniyor. Bunların başında yabancılar için yürek parçalayıcı söylemiyle Holocaust geliyor, ama bir diğeri ‘Arap liderlerin basiretsizliği ve sorumsuzluğu ile ayrıcalıklı sınıfların ciddiyetsizliği ve benmerkezciliği’ idi (s.237). Böylece, 1946’da aşırıcılar tarafından King David Oteli’nin havaya uçurulması (s.272) veya 1948 yılındaki Deir Yasin katliamı (s.289) gibi olaylarla Siyonizm’e bir kaş göz işaretiyle yol verildi (bunlar az sayıdaki belgelendirilmemiş tezden ikisidir).

İngilizler asla tamamen dürüst değillerdi veya Balfour Deklarasyonuyla geliştirilen çözülemez muamma hakkında hiçbir zaman samimi olmadılar. Hem Lloyd George hem de Balfour ‘ulusal yurt’un’ bir Yahudi devleti için bir kandırmaca olduğunu itiraf etmişlerdir, fakat II. Dünya Savaşından sonra kendisi de bir Siyonist olan Winston Churchill bile Avam Kamarası’nda ‘Siyonistlerin iddia ve niyetlerinin son dönemlerde manda idaresi ile yapılan anlaşmanın ötesine geçtiğini’ kabullenmek zorunda bırakılmıştır (s.285).

Ürdün kadar tüm Filistin üzerindeki niyetlerinde de son derece acımasız olan İsrailliler, 1973 Ekim Savaşı boyunca, sözcülerinden biri olan General Harkabi tarafından başlatılan bir tekniği sürdürdüler:

Konumumuzu tanımlamalı ve uzlaşma için temel prensipleri belirlemeliyiz. Taleplerimiz  ılımlı ve dengeli olmalı, mantıklı görünmelidir. Ancak gerçekte bunlar düşmanın  reddedeceği koşulları içermelidir. Daha sonra bir manevrayla rakibimize kendi pozisyonunu savunma izni vermeliyiz ve kapsamlı bir çözüm temelinde uzlaşmayı reddetmeliyiz. Sonra  da düşmanın taleplerini yayımlayıp mantıksız aşırılıkları içerdiğini gözler önüne sergilemeliyiz (s.216; İsrail gazetesi Maariv, 2 Kasım 1973).

Bu teknik Begin’in süslemeleriyle hala uygulanmaya devam etmektedir.

Elisabeth Monroe

International Affairs (Royal Institute of International Affairs), Haziran 1978 54(3).

Notlar:

  1. Elizabeth Monroe (1905-1986). Oxford’lu tarihçi. II. Dünya Savaşı boyunca İngiliz Enformasyon Bakanlığı Ortadoğu ofisi başkanlığını yürüttü. 1944 yılında Observer diplomasi, 1945-1958 yıllarında The Economist Ortadoğu muhabiri oldu. 1947-1952 yıllarında BM Ayrımcılığın Önlenmesi ve Azınlıkların Korunması Alt Komtiesi’nde İngiliz temsilciğini yaptı. 1961 yılında St. Antony’s College, Oxford’a geldi. Burada Albert Hourani ile birlikte Ortadoğu tarihçileri için eşsiz bir kütüphane olan St. Antony’s College kütüphanesini oluşturdu. 1973’de emekli oldu. 1963 yılında ilk baskısı yapılan klasikleşmiş Britain’s Moment in the Middle East 1914-1956 isimli çalışmasıyla bilinir.
  2. Parantez içlerinde verilen sayfa numaraları Silah ve Zeytin Dalı‘nın Türkçe baskısına aittir.

YENİ ORTADOĞU: ARAP DÜNYASINDA PROTESTO VE DEVRİM

London School of Economics, Ortadoğu Merkezi tanıtımı:

Arap Baharı ayaklanmaları ilk kez 2010’da patlak verdiğinde büyük ölçekte olması şaşırtıcıydı. Tunus’tan Mısır’a, Libya’dan Suriye’ye, milyonlarca umutlu Arap, ekmek, özgürlük, sosyal adalet ve daha temsilci ve eşitlikçi politik ve ekonomik sistemler talebiyle korku ve şiddete meydan okudu. Şimdi üzerinden birkaç yıl geçti ve umutlar devam ediyor, ancak gerçek hala karmaşık: Siyasal, ideolojik ve mezhepsel bölünmeler ilerlemeyi engelliyor ve birçok kişi hala sefil bir yoksulluk içinde yaşıyor. 2010-12 yıllarındaki Arap ayaklanmaları şüphesiz bir dönüm noktası, ancak açıkça yapılacak birçok iş var ve mücadele devam ediyor.YENİ ORTADOĞU
Fawaz A. Gerges tarafından hazırlanan Yeni Ortadoğu, Arap Baharı olaylarının nedenlerini, itici faktörlerini ve Ortadoğu ve Kuzey Afrika’nın iç, bölgesel ve uluslararası politikaları üzerine etkilerini inceleyen ilk kapsamlı ve disiplinler arası çalışmadır. Devamı

SİLAH VE ZEYTİN DALI SATIŞTA

Silah-ve-ZeytinOrtadoğu muhabiri olarak dengeli ve objektif haberciliği ile gösterdiği performansla yıllar içinde dünyanın en saygın Ortadoğu uzmanlarından biri olarak haklı bir yer edinen ve kitaplarıyla Ortadoğu tarihine ilişkin önemli katkılarda bulunan David Hirst‘ün Silah ve Zeytin Dalı kitabı, Cengiz Çandar’ın Türkçe baskı için önsözüyle ve Timur Demirtaş‘ın çevirisi ile 668 sayfa olarak yayınlandı.  Daha önce Arapçaya da çevrilen ve  ilk baskısı 1977 yılında yapılan kitap, David Hirst’ün 1983 ve 2000 yılındaki güncelleme ve eklemeleriyle eksiksiz bir Ortadoğu tarihi sunuyor. Devamı

DAVID HIRST İLK KEZ TÜRKÇE’DE

 

DHirst1936 doğumlu David Hirst, İngiliz bir gazeteci olarak yaşamını Ortadoğu meseleleriyle geçirmiş cesur bir muhabir. Ortadoğu ilgililerinin çok iyi bildiği saygıdeğer bir entellektüel. Ortadoğu uzmanı Cengiz Çandar onun için “Ortadoğu uzmanı” ve “kendi kuşağının örnek aldığı bir kaç isimden biri olduğunu” söylüyor. Robert Fisk, kitaplarında David Hirst için Ortadoğu uzmanı diyor.  Modern bir Ortadoğu klasiği haline gelen ve yayınevimizce “Silah ve Zeytin Dalı” adıyla yayınlanacak kitabının ilk baskısı vesilesiyle Edward Said’in de övgüsünü almış bir gazeteci. Devamı