1979 Kâbe Baskını – CHRISTIAN CARYL

Mekke Anlaşması

Beceriksiz bir Suudi rehine krizi el-Kaide’nin önünü nasıl açtı

Christian Caryl, Washington Monthly Kitap Kritiği

Eğer tarihin basit bir hatalar komedisi olduğuna inananlardansanız, Yaroslav Tromifov’un 1979 Kâbe Baskını kitabına bayılacaksınız. Kitap, bir grup aldatılmış radikal tarafından vahşi, kanlı ve önemli sonuçları olan bir eylem olarak sahnelenen, dünyanın en zalim hükümetlerinden biri tarafından günlerce gizlenen ve sonra da dış dünya tarafından tamamen ve kaçınılmaz olarak yanlış anlaşılan bir olayı anlatıyor. Üzerinden yaklaşık otuz yıl geçtiğinden beri, gelişigüzel şekilde gizlenmiş ve fiilen unutulmuştur. Oysa bu olay olmamış olsaydı dünya tamamen farklı bir yer olurdu.592c6a3e47c37 592c6a65af281 592c6acbaa858

Trofimov‘un öyküsü, Müslümanların Mekke’ye 1979’da yaptıkları hacca odaklanıyor. O Kasım ayında geleneksel ritüeller giderek yavaşlarken, bir grup genç İslamcı fanatik gizli silahları sakladıkları yerden çıkardılar ve Mescid-i Haram’ı ele geçirip ibadetini yapmakta olan dünyanın dört bir yanından birkaç düzine hâlsiz hacıyı rehin aldılar. Krallığın bir bölgesinden vahşi bir Suudi Bedevi olan saldırganların lideri şaşkına dönmüş misafirlerine, zuhuru tarihin sonunun habercisi ve bir yan fayda olarak da Suudi rejiminin çöküşünü hızlandıracak olan İslam’ın Mesih versiyonu Mehdi’yi bizzat selamlama ayrıcalığına sahip olmak üzere olduklarını duyurdu. Bu son nokta eli kulağındaki kıyamet için önemsiz gibi görünebilirdi, fakat tabii ki öyle değildi. Suudi kraliyet ailesi, 1970’li yılları gelişmeye başlayan petrol zenginliği içinde yüzerek geçirmişti ve sonuç, devasa yolsuzluk, yüksek yaşam ve İslam’a uymayan aleni uygulamaların çelişkili kültürüydü. Hükümetin modernleşmeye yönelik temkinli hamleleri – kadın haber okuyucularının TV’de görünmesine izin verilmesi gibi – daha muhafazakâr unsurları ve özellikle de inançlarının kuru Vehhabi versiyonunun erimesinden ve bunun da güçlerinin azalmasına eşlik etmesinden korkan din adamlarını kızdırmıştı.Kabe Baskını

Her şeyin üstünde işgalciler Suudi egemenleri ve küresel ölçekte ümmeti, İslam’ın en kutsal mabedinde silah kullanma günahkarlığı ile şok etmişlerdi. Ancak aynı zamanda, daha sonra genç Usame bin Ladin’e ve “İslami olmayan” hükümetlerini devirmeye and içmiş radikal bir gruba ilham verecek olan, Suudi hanedanının algılanan ikiyüzlülüğüne karşı derin bir öfkenin de altını çizmişlerdi. Olay gerçekleştiğinde, (Usame’nin milyarder babası, teröristlerce ele geçirilmeden hemen önce Mescid-i Haram’ın pahalı renovasyonunu tamamlamıştı ve kutsal yerlerin en kutsalını geri almakla görevli Suudi hükümet güçlerine proje planlarını sunarak önemli yardımda bulunacaktı.) Kayda geçsin diye söylüyorum, burada el-Kaide’nin “doğuşu” ile uğraştığımıza ikna olmadım. Karizmatik, ancak kaçık isyancı lider Cüheyman, bir hareketi başlatan birinden çok, yanlış film setinde dolaşan rastgele bir fazlalık gibi görünüyor. Ancak, elbette, Bin Ladin ve diğerlerinin nihayetinde bu örnekten cesaret alarak kendi yerinde Suudi Sarayına meydan okuyan bir noktaya gelebildiği fikrine dair ufak bir gerçeklik payı da var. Devamı

İslamın Kalbinde Savaş – Ziyaüddin Serdar / New Statesman

İslamın kalbinde savaş

1979 Kasımında silahlı militanlar Mekke’deki Kabe’yi ele geçirdi. Onların bu eylemleri Müslüman dünyasında hala yankılanıyor.

Ziyaüddin Serdar, New Statesman, 1 Kasım 2007

İslam’ın 15. yüzyılının arifesinde Mekke’deki Mescid-i Haram (Kutsal Cami) dünyanın dört bir yanından gelen ibadet edenlerle dolup taşıyordu. Atmosfer coşkuluydu ve Kutsal Kentte ve hac yolcuğu alanında konuşma sesleri vardı ve yeni bir şafak doğuyordu. Normalde bayram zamanı aşırı kalabalıktan kaçınmak için Kutsal Camiye gitmeyen Mekke sakinleri de bu özel vesileyle toplanan cemaate katılmıştı. Çoğu, bütün gece Kur’an okuyup sonra da sabah namazına katıldılar. Namaz biter bitmez silah sesleri patladı. Bir grup ağır silahlı adam camiyi ele geçirdi. “Mehdi”nin (kurtarıcı) İslam’ı arındırmak için geldiğini bildirdiler ve caminin 39 kapısının tamamını sürgüleyip 100.000’den fazla mümini içeri hapsettiler.

Kabe Baskını

Böylece 20 Kasım 1979 sabahı Kutsal Cami’nin işgali başladı. Takip eden iki hafta boyunca olanlar Müslüman dünyada derin bir etki bıraktı. Suudi Arabistan bir polis devletidir ve krallıktaki bu kötü haberin üstü çabucak ve kalıcı olarak örtüldü. Dolayısıyla ayaklanmanın kendisi ve nasıl bastırıldığı ile ilgili çok az şey biliniyor. Bununla birlikte, şimdi, gizliliği son zamanda kalkan belgeler üzerindeki titiz araştırması ve ayaklanmaya katılanlarla, güvenlik ve askeri yetkilileri ve Suudi kraliyet ailesiyle röportajlar sonucunda Yaroslav Trofimov, olayların eksiksiz bir anlatımı ile parçaları bir araya getirdi. Kâbe Baskını, bu acımasız kalkışmaya dair kavrayıcı bir anlatım sunuyor. Devamı

AMERİKAN CİHADÇILAR – NEW YORK TIMES “CIHAD JOE” KRİTİĞİ

AMERİKAN CİHADÇILAR

Scott Shane

Fort Hood veya Times Square’ı ele alın, büyük ihtimalle Amerikalılar artık Texas deyince askeri üssü ya da Manhattan deyince neonları değil terörizmi hatırlayacaklardır. 2009 yılından bu yana içerdeki bir dizi olayın heyecanı terörle mücadele yetkililerini alarma geçirdi ve Amerikalı Müslümanların El Kaide’nin büyüleyici çağrısına özellikle dirençli oldukları şeklindeki geniş kabul gören kanaatin yeniden gözden geçirilmesine yol açtı.

J.M. Berger’in “Cihad Joe” kitabı dini şiddet davasına kapılan Amerikalıların makul, gerçeklere dayalı bir anlatımı olarak, bu fenomenin yeni olmadığını ve 9/11 saldırılarından çok önceki tarihlere dayandığını hatırlatıyor. En az iki Amerikalı çoğu kez modern şiddetli cihadın başlangıcı kabul edilen, aşırıların 1979 Kâbe Baskınına katıldı. Gazeteci ve Intelwire.com sitesinin yöneticisi Berger’e göre bunlardan biri 1988 yılında El Kaide’nin kuruluşunda bulundu. cihad-joe

Amerikalılar 1980’lerde Afganistan’da mücahidlerle birlikte Sovyet Ordusuna karşı ve 1990’larda Balkanlarda Bosnalı Müslümanlarla birlikte Sırplara karşı savaştı. Bunların her ikisi de Birleşik Devletlerde popüler konulardı, ancak Afgan cihadı El Kaide’nin doğumuna yol açacak ve birçok El Kaide üyesi Bosna’da savaşacaktı. Devamı

YENİ ORTADOĞU: ARAP DÜNYASINDA PROTESTO VE DEVRİM

London School of Economics, Ortadoğu Merkezi tanıtımı:

Arap Baharı ayaklanmaları ilk kez 2010’da patlak verdiğinde büyük ölçekte olması şaşırtıcıydı. Tunus’tan Mısır’a, Libya’dan Suriye’ye, milyonlarca umutlu Arap, ekmek, özgürlük, sosyal adalet ve daha temsilci ve eşitlikçi politik ve ekonomik sistemler talebiyle korku ve şiddete meydan okudu. Şimdi üzerinden birkaç yıl geçti ve umutlar devam ediyor, ancak gerçek hala karmaşık: Siyasal, ideolojik ve mezhepsel bölünmeler ilerlemeyi engelliyor ve birçok kişi hala sefil bir yoksulluk içinde yaşıyor. 2010-12 yıllarındaki Arap ayaklanmaları şüphesiz bir dönüm noktası, ancak açıkça yapılacak birçok iş var ve mücadele devam ediyor.YENİ ORTADOĞU
Fawaz A. Gerges tarafından hazırlanan Yeni Ortadoğu, Arap Baharı olaylarının nedenlerini, itici faktörlerini ve Ortadoğu ve Kuzey Afrika’nın iç, bölgesel ve uluslararası politikaları üzerine etkilerini inceleyen ilk kapsamlı ve disiplinler arası çalışmadır. Devamı