KIYAMETİN EŞİĞİNDE: PUBLISHERS WEEKLY KRİTİĞİ

pweekly

CIA emektarı ve eski başkanlık danışmanı Reidel, Hindistan ve Pakistan’ın ya uygun, barışçıl bir bağa demir atacağını ya da nükleer savaşa gireceklerini ileri sürerek Güney Asya’da iki olası senaryo sunuyor. Riedel ABD’yi, çıkarlar oldukça yüksek olduğu için işe dâhil olmaya çağırıyor: on yedi yıl içinde Hindistan ve Pakistan, “dünyanın GSMH’sinin yüzde 40’ını” oluşturacak ve Hindistan dünyanın en kalabalık ülkesi olacak.

Bu iki devlet arasında kalıcı işbirliğini inşa etmede veya barışı pekiştirmedeki, devleri küçük oyuncular olarak görmekten kaynaklanan Amerikan başarısızlığı, yerel kavgaların kendi bölgesel manevralarımızla karıştırılmasına sebep oluyor.

Blank bookcover with clipping path

Kıyametin Eşiğinde: Amerika, Hindistan ve Pakistan Sarmalı

Soğuk Savaş boyunca ABD, kaynakları şimdi terör örgütü Leşker-i Tayyibe’yi destekleyen Pakistan’ın istihbarat servisi ISI’yi yarattı; ISI’nin cesaretlendirmesi Pakistan’ın Keşmir’in kontrolü üzerinde Hindistan’la uzun süredir devam eden anlaşmazlığından kaynaklanıyor. Bu arada ISI, LeT ve El Kaide, bir nükleer savaşı tutuşturma umuduyla 2009 Bombay bombalı saldırısını düzenledi.

Keşmir’in statüsüyle ilgili sorunun çözümüne yönelik çok sayıda ABD teşebbüsü boşa çıktı ya da kırıldı; sorunu görmezden gelmek, diyor Riedel bize, oyundan Armageddon’un lehine çekilmektir.

Riedel Mumbai saldırısının Hindistan ve ABD’yi nesnel zarar tarafından tanımlanan, salmak istediği ortak bir düşmana karşı birleştirerek manzarayı dramatik bir şekilde, belki de çözüme yönelik olarak değiştirdiğini iddia ediyor.

 

PAKİSTAN, ÇOCUK FELCİ VE CIA

drone

Pakistan, Çocuk Felci ve CIA

Jonathan Kennedy, London Review of Books, 8 Eylül 2017

Yirminci yüzyılın ortalarında, çocuk felci virüsü, zengin ve fakir ülkelerde yılda yarım milyon çocuğu felce uğratyordu. 1952’de Birleşik Devletlerde 57.628 vaka vardı. Jonas Salk ve Albert Sabin tarafından geliştirilen aşıların ardından, çocuk felci Kuzey Amerika ve Avrupa’da belirgin bir şekilde geriledi. ABD’de son vaka 1979’da, İngiltere’de ise 1982’de görüldü.

Bununla birlikte, 1980’lerin ortalarında ağırlıklı olarak paraya ve kitlesel aşılama programlarını uygulama kapasitesine sahip olmayan ülkelerde yılda yaklaşık 350.000 vaka görülmeye devam ediyordu. Küresel Çocuk Felcini Önleme Girişimi (The Global Polio Eradication Initiative) DSÖ (WHO) ve ulusal hükümetler tarafından aşı kampanyalarını finanse etmek ve düzenlemek için 1988’de kuruldu. Çocuk felcinde keskin bir azalma oldu: 2016’da dünyada 37 vaka görüldü, bu yüzde 99,9 oranında bir düşüşü gösteriyordu.

Ancak hastalık, Nijerya, Afganistan ve Pakistan’da inatla devam ediyor. 2000’li yılların ortalarında, Pakistan neredeyse çocuk felcini ortadan kaldırmıştı: 2005 yılında sadece 28 vaka vardı ve dünya toplamının yüzde 1,4’ü ne tekabül ediyordu. Ancak son üç yılda dünya çapında çocuk felci vakalarının yüzde 81’ine denk 380 vaka görüldü. Bunların yarısından fazlası, nüfusun sadece yüzde 2’sinin yaşadığı kuzeybatı Pakistan’ın Aşiretler Bölgesi’nde (Federally Administered Tribal Areas: FATA) meydana geldi.

Afganistan 2001’de Amerikan liderliğindeki güçler tarafından istila edildikten sonra, birçok Taliban savaşçısı sınırötesi saldırılar gerçekleştirdikleri FATA’ya taşındı. Pakistan ordusu bölgeyi devlet kontrolü altına almaya çalıştı ancak saldırı, militanlarla güç birliği yapan yerel toplulukları mağdur etti. CIA, 2004 yılından itibaren Pakistan’ın askeri harekatını desteklemek için insansız hava uçağı saldırılarını kullandı. Araştırmacı Gazetecilik Bürosuna (Bureau of Investigative Journalism) göre, 2511 ve 4020 arasında ölüme yol açan 428 insansız hava uçağı saldırı gerçekleşti. Devamı

NE KAZANDIK: FOREIGN POLICY TANITIMI

 Riedel: Afganistan’da Sovyetlere karşı verilen savaş, Ziya’nın savaşıydı, bizim değil.

Haley Parsons, Foreign Policyne-kazandik

Tecrübeli CIA analisti Bruce Riedel’ın yeni kitabı Ne Kazandık: Amerika’nın Afganistan’daki Gizli Savaşı, 1979-1989, uzun bir başlığa sahip olsa da küçük hacimli bir kitap. Riedel 156 sayfada tamamen başkalarının yürüttüğü ve CIA tarafından gizlice desteklenen savaşın hikayesini ortaya koyuyor. Sovyet 40. Kızıl Ordusu Afganistan’dan sürüldüğünde Teşkilat hiç bir kayıp vermedi çünkü hiç bir CIA görevlisi ülke içinde faaliyette bulunmadı.

Brookings Enstitüsü’nde enstitü başkanı Strobe Talbott ve Riedel’ın katıldığı bir oturumda, Riedel CIA’nin rolünü eski Savunma Bakanı Robert Gates’in sınıflandırmasıyla “savaşın levazımcısı” olarak açıklıyor.

Ne Kazandık, Sovyetler Birliğinden Birleşik Devletlere, Pakistan’a ve Afganistan’da Sovyet kontrolündeki hükümete karşı savaşan Afgan Müslümanları mücahidlere yardım eden diğer ülkere kadar çatışmanın değişik taraflarının oynadıkları rolün anahatlarını çiziyor. Devamı

KIYAMETİN EŞİĞİNDE – THE ECONOMIST KRİTİĞİ

KIYAMETİN EŞİĞİNDE: AMERİKA, HİNDİSTAN VE PAKİSTAN SARMALI

BRUCE RIEDEL

The Economist

Pakistan’da Navaz Şerif liderliğinde yeni bir hükümet için yapılan son seçim alt kıtadaki tansiyonu hafifletmek için iyi bir işaret gibi görünüyor. Şerif 1999 yılında görevdeyken Hindistan ile ilişkilerde önemli bir mesafe kat etmişti. Ancak bunu kısa sürede iki ülke arasındaki dördüncü savaş takip etmişti. Şimdi cesurca yine Hindistan ile arkadaş olmak istediğini söylüyor.

kiyametin_esiginde_on-kapak

Yeni bir Pakistan hükümetinin en son işbaşı yaptığı beş yıl önce, o da ilişkilerde yeni bir dönem vaat etmişti. Mumbai’de Pakistanlılar tarafından yapılan ve delillerin işaret ettiğine göre Pakistan istihbarat servisinin yardım ettiği bir terörist saldırısı meydana geldiğinde bu vaat başarısız oldu.

2009’daki “Deadly Embrace” (Ölümcül Kucaklaşma) kitabında, Güney Asya hakkında Amerikan karar verme mekanizmalarının merkezinde uzun süre bulunmuş eski CIA analisti Bruce Riedel, Amerika’nın Pakistan’la ilişkilerinin sevimsiz hikâyesini anlatmıştı. Pakistan bakış açısından bu dönek bir müttefik tarafından tekrarlanan ihanet öyküsüydü. Amerikalılar içinse bu, daha sonra, 2011 yılında Usame bin Ladin’i öldüren baskın hakkında önceden bir uyarıda bulunulamayacak kadar güvenilmez bir ortağın değişmez ikiyüzlülüğüydü. Devamı

AMERİKAN CİHADÇILAR – NEW YORK TIMES “CIHAD JOE” KRİTİĞİ

AMERİKAN CİHADÇILAR

Scott Shane

Fort Hood veya Times Square’ı ele alın, büyük ihtimalle Amerikalılar artık Texas deyince askeri üssü ya da Manhattan deyince neonları değil terörizmi hatırlayacaklardır. 2009 yılından bu yana içerdeki bir dizi olayın heyecanı terörle mücadele yetkililerini alarma geçirdi ve Amerikalı Müslümanların El Kaide’nin büyüleyici çağrısına özellikle dirençli oldukları şeklindeki geniş kabul gören kanaatin yeniden gözden geçirilmesine yol açtı.

J.M. Berger’in “Cihad Joe” kitabı dini şiddet davasına kapılan Amerikalıların makul, gerçeklere dayalı bir anlatımı olarak, bu fenomenin yeni olmadığını ve 9/11 saldırılarından çok önceki tarihlere dayandığını hatırlatıyor. En az iki Amerikalı çoğu kez modern şiddetli cihadın başlangıcı kabul edilen, aşırıların 1979 Kâbe Baskınına katıldı. Gazeteci ve Intelwire.com sitesinin yöneticisi Berger’e göre bunlardan biri 1988 yılında El Kaide’nin kuruluşunda bulundu. cihad-joe

Amerikalılar 1980’lerde Afganistan’da mücahidlerle birlikte Sovyet Ordusuna karşı ve 1990’larda Balkanlarda Bosnalı Müslümanlarla birlikte Sırplara karşı savaştı. Bunların her ikisi de Birleşik Devletlerde popüler konulardı, ancak Afgan cihadı El Kaide’nin doğumuna yol açacak ve birçok El Kaide üyesi Bosna’da savaşacaktı. Devamı