KIYAMETİN EŞİĞİNDE: PUBLISHERS WEEKLY KRİTİĞİ

pweekly

CIA emektarı ve eski başkanlık danışmanı Reidel, Hindistan ve Pakistan’ın ya uygun, barışçıl bir bağa demir atacağını ya da nükleer savaşa gireceklerini ileri sürerek Güney Asya’da iki olası senaryo sunuyor. Riedel ABD’yi, çıkarlar oldukça yüksek olduğu için işe dâhil olmaya çağırıyor: on yedi yıl içinde Hindistan ve Pakistan, “dünyanın GSMH’sinin yüzde 40’ını” oluşturacak ve Hindistan dünyanın en kalabalık ülkesi olacak.

Bu iki devlet arasında kalıcı işbirliğini inşa etmede veya barışı pekiştirmedeki, devleri küçük oyuncular olarak görmekten kaynaklanan Amerikan başarısızlığı, yerel kavgaların kendi bölgesel manevralarımızla karıştırılmasına sebep oluyor.

Blank bookcover with clipping path

Kıyametin Eşiğinde: Amerika, Hindistan ve Pakistan Sarmalı

Soğuk Savaş boyunca ABD, kaynakları şimdi terör örgütü Leşker-i Tayyibe’yi destekleyen Pakistan’ın istihbarat servisi ISI’yi yarattı; ISI’nin cesaretlendirmesi Pakistan’ın Keşmir’in kontrolü üzerinde Hindistan’la uzun süredir devam eden anlaşmazlığından kaynaklanıyor. Bu arada ISI, LeT ve El Kaide, bir nükleer savaşı tutuşturma umuduyla 2009 Bombay bombalı saldırısını düzenledi.

Keşmir’in statüsüyle ilgili sorunun çözümüne yönelik çok sayıda ABD teşebbüsü boşa çıktı ya da kırıldı; sorunu görmezden gelmek, diyor Riedel bize, oyundan Armageddon’un lehine çekilmektir.

Riedel Mumbai saldırısının Hindistan ve ABD’yi nesnel zarar tarafından tanımlanan, salmak istediği ortak bir düşmana karşı birleştirerek manzarayı dramatik bir şekilde, belki de çözüme yönelik olarak değiştirdiğini iddia ediyor.

 

NE KAZANDIK: FOREIGN POLICY TANITIMI

 Riedel: Afganistan’da Sovyetlere karşı verilen savaş, Ziya’nın savaşıydı, bizim değil.

Haley Parsons, Foreign Policyne-kazandik

Tecrübeli CIA analisti Bruce Riedel’ın yeni kitabı Ne Kazandık: Amerika’nın Afganistan’daki Gizli Savaşı, 1979-1989, uzun bir başlığa sahip olsa da küçük hacimli bir kitap. Riedel 156 sayfada tamamen başkalarının yürüttüğü ve CIA tarafından gizlice desteklenen savaşın hikayesini ortaya koyuyor. Sovyet 40. Kızıl Ordusu Afganistan’dan sürüldüğünde Teşkilat hiç bir kayıp vermedi çünkü hiç bir CIA görevlisi ülke içinde faaliyette bulunmadı.

Brookings Enstitüsü’nde enstitü başkanı Strobe Talbott ve Riedel’ın katıldığı bir oturumda, Riedel CIA’nin rolünü eski Savunma Bakanı Robert Gates’in sınıflandırmasıyla “savaşın levazımcısı” olarak açıklıyor.

Ne Kazandık, Sovyetler Birliğinden Birleşik Devletlere, Pakistan’a ve Afganistan’da Sovyet kontrolündeki hükümete karşı savaşan Afgan Müslümanları mücahidlere yardım eden diğer ülkere kadar çatışmanın değişik taraflarının oynadıkları rolün anahatlarını çiziyor. Devamı

ÇİN DIŞ POLİTİKASI – STUART HARRIS

cindispolitikasi

“Bu dengeli ve mantıklı analizde, Stuart Harris Çin dış politikasının ve liderlerinin karşı karşıya olduğu iç ve dış baskıların açık ve kuşatıcı bir açıklamasını sunuyor. Sözde Çin tehdidi karşısında tarafsız ve soğukkanlı tartışmalarıyla bu kitap akademisyen ve öğrenciler için takdire şayan bir hizmet sunuyor.”

Andrew J. Nathan, Columbia University

Çin Dış Politikası kitabı, Çin dış politikasının ve Çin’in ABD’ye, asyadaki komşularına, uluslararası kurumlara ve normlara yönelik politikalarının yerel ve uluslararası kaynaklara dayalı olarak yazılmış özenli, kapsamlı ve iyi kaleme alınmış bir analizini sunuyor. Çin politikasını; Çin kültürü, tarihi, ulusal çıkarları ve ekonomik ve askeri kapasitesinin geliştirilmesi ve diğer ülkelerin davranış kalıpları bağlamında dengeli biçimde ele alan övülmeye değer bir eser.” Robert Ross, Boston College

Çin Dış Politikası, Çin dış politika düşüncesi hakkında 40 yılı aşan bir bilgi birikimi olan etkili bir uzman tarafından yapılan önemli bir çalışmadır. Kesinlikle sadece Çin çalışan akademisyen ve öğrencilere değil, aynı zamanda politika yapıcılara ve daha geniş bir kitleye de önerilir.

István Tarrósy, University of Pécs, Macaristan

Çağdaş Çin dış politikası hakkında bu mükemmel giriş, tarafsızlığı ve doğruluğu ile dikkat çekiyor.

Dong Wang, University of Duisburg-Essen, Almanya

HİNDİSTAN DIŞ POLİTİKASI – LSE REVIEW OF BOOKS

Hindistan Dış PolitikasıChris Ogden

Sagarika Dutt, London Shcool of Economics Review of Books

Chris Ogden öğrencilere, 1947 yılında modern bir devlet olarak doğuşundan günümüze Hindistan dış politikasının ana boyutlarını tanıtmayı amaçlıyor. Bölümler Hindistan’ın ekonomik dönüşümünü, ABD ile ilişkilerini ve askeri stratejilerini içeriyor. Sagarika Dutt kitabın Hindistan’ın ilerleme, barış, kalkınma ve adalet şeklindeki ana ilkelerinin ülkenin dünya görüşünü nasıl yansıttığına ve daha eşitlikçi bir dünya düzeninin şekillenmesine nasıl yardım edebileceğine dair iyi bir bakış ortaya koyduğunu tespit ediyor.hindistan-dis-politikasi

Hindistan Dış Politikası 21. yüzyılın büyük Asya ve küresel güçlerinden biri olarak Hindistan’ın artan önemini inceleme amacını taşıyor. Kitap Hindistan’ı “geleceği büyük bir güç olarak yakalamaya istekli büyük bir koloni-sonrası devlet” olarak tanımlıyor. Bu nedenle uluslararası eylemlerini yapılandıran çıkar ve ilkelerinin analizi gerekli hale geliyor. Devamı

KIYAMETİN EŞİĞİNDE – THE ECONOMIST KRİTİĞİ

KIYAMETİN EŞİĞİNDE: AMERİKA, HİNDİSTAN VE PAKİSTAN SARMALI

BRUCE RIEDEL

The Economist

Pakistan’da Navaz Şerif liderliğinde yeni bir hükümet için yapılan son seçim alt kıtadaki tansiyonu hafifletmek için iyi bir işaret gibi görünüyor. Şerif 1999 yılında görevdeyken Hindistan ile ilişkilerde önemli bir mesafe kat etmişti. Ancak bunu kısa sürede iki ülke arasındaki dördüncü savaş takip etmişti. Şimdi cesurca yine Hindistan ile arkadaş olmak istediğini söylüyor.

kiyametin_esiginde_on-kapak

Yeni bir Pakistan hükümetinin en son işbaşı yaptığı beş yıl önce, o da ilişkilerde yeni bir dönem vaat etmişti. Mumbai’de Pakistanlılar tarafından yapılan ve delillerin işaret ettiğine göre Pakistan istihbarat servisinin yardım ettiği bir terörist saldırısı meydana geldiğinde bu vaat başarısız oldu.

2009’daki “Deadly Embrace” (Ölümcül Kucaklaşma) kitabında, Güney Asya hakkında Amerikan karar verme mekanizmalarının merkezinde uzun süre bulunmuş eski CIA analisti Bruce Riedel, Amerika’nın Pakistan’la ilişkilerinin sevimsiz hikâyesini anlatmıştı. Pakistan bakış açısından bu dönek bir müttefik tarafından tekrarlanan ihanet öyküsüydü. Amerikalılar içinse bu, daha sonra, 2011 yılında Usame bin Ladin’i öldüren baskın hakkında önceden bir uyarıda bulunulamayacak kadar güvenilmez bir ortağın değişmez ikiyüzlülüğüydü. Devamı