LIBOR SKANDALININ YÜZÜ TOM HAYES SERBEST BIRAKILDI

Libor skandalının yüzü olan eski UBS ve Citibank trader’ı Tom Hayes cezaevinde geçirdiği yaklaşık altı yıldan sonra serbest bırakıldı.

11 yıllık hapis cezasının yarısını yatan Hayes’i Londra’nın güneyindeki güvenlik önlemleri en alt düzeyde olan bir cezaevinden çıktıktan sonra karısı ve oğlu karşıladı.

41 yaşındaki Hayes on yıl önceki finansal krizin ardından Libor’a hile karıştırılmasına dönük baskının en yüksek profildeki mahkumuydu. Kilit önemdeki faiz oranı, trilyonlarca dolarlık menkul kıymetin endekslendiği gösterge niteliğindeydi ve traderların oranı rutin olarak manipüle ettiği ortaya çıktıktan sonra küresel bir skandala konu olmuştu.

libor_skandali_k

Hayes Cuma günü yaptığı açıklamada “Beş buçuk yıllık travmatik bir tutukluluk ve iki buçuk yıllık kefaletten sonra, Birleşik Krallık’taki sekiz yıllık çilem neredeyse bitti” sözlerini kullandı.
Hayes Batı Londra’daki futbol klübüne atıfla “En son özgür olduğumda Obama ABD Başkanı, Cameron Başbakan ve ikonik Clint Hill, Queens Park Rangers için savunmada oynuyordu”

Bloomberg haberinin tamamı için tıklayınız.

 

 

LIBOR’UN MUCİDİ ZOMBANAKİS VEFAT ETTİ…

“Dünyanın en önemli rakamını bulan adam”, Yunan bankacı Zombanakis 22 Aralık 2018’de 92 yaşında vefat etti.

Bu blogda, Libor Skandalı kitabının bir bölümünü de oluşturan ve Zombanakis’in biyografik bilgileriyle Libor’un nasıl ortaya çıktığını anlatan uzun Bloomberg makalesinin Türkçesine yer verilmişti.

Tarihe Euromarkets ve Eurodolar piyasalarının ortaya çıkışındaki rolüyle damgasını vuran Zombanakis hakkındaki makaleyi bu linkten tekrar okuyabilirsiniz…

zomba

 

LIBOR SKANDALI: FANTASTİK BİR OKUMA

theactuary

13 Temmuz 2017 | ANNA LYNSKEY

Libor Skandalı iki hikâye anlatıyor. İlki kritik önemdeki bir faiz oranını manipüle etmekten hüküm giyen Tom Hayes adındaki genç ve yetenekli bir türev traderının yükseliş ve çöküşü. İkincisiyse Hayes’in kontrol etmeye çalıştığı faiz oranı olan Libor’un tarihi. Libor, en azından teoride, bankaların birbirlerinde borç vermek için uyguladıkları fiyat ve çok geniş bir mortgage ve türev portföyü için gösterge olarak kullanılıyor. Pratikte, oran amacına uygun olmayan bir düzenleme çerçevesinde yıllarca utanç verici şekilde manipüle edilmeye açıktı. Finansla ucundan kıyısından bile ilgili olan hiç kimse hikâyenin nasıl sonlandığından habersiz kalamaz: itibarların ve kariyerlerin çöküşüyle birlikte patlayan bir dizi üst düzey skandal.

Birinci ve en önemlisi Libor Skandalı fantastik bir okuma. Kitabı bir seferde gece üçe kadar elimden bırakamadan okudum. Vaughan ve Finch skandallar patlamadan önce Libor hikâyesi üzerinde çalışmış olan araştırmacı gazeteciler ve bir hikayeyi nasıl anlatacaklarını biliyorlar. Yazdıkları kitap aynı zamanda titiz bir araştırmaya dayanıyor ve bir taraftan uzmanların ilgisini muhafaza edecek yeterli teknik veri sağlarken, türev alım satımının karmaşık dünyasını genel okuyucu için de anlaşılır kılıyor.

libor_skandali_k

Öğreniyoruz ki, bir komite tarafından belirlenen Libor büyük bankaların her birinin sunduğu tahminlere dayanıyor. Hiç bir banka rakiplerinden farklı bir borçlanma faizi ödüyor görünmek istemiyor bu nedenle girişler piyasa hakkında daha geniş bilgisi olan brokerlarla görüştükten sonra yapılıyor. Tom Hayes brokerlerı bankalara verdikleri tahminleri değiştirmeye ikna ederse yayınlanan Libor oranının bunu takip edeceğini fark ediyor. Bu amaçla ‘yardımına koştukları’ için ciddi prim ödediği bir broker ağını besliyor.

Hayes hiç bir zaman yanlış bir şey yaptığını düşünmemiş görünüyor. Libor Skandalı onun zamanındaki e-posta ve mesajlarından bir seçkiye yer veriyor ve bir kaçamak iması yok. “Olabildiği kadar düşük tutmana ihtiyacım var, tamam mı?” diye yazıyor brokerlarından birine tam da 2008 kredi krizinin zirvesinde, karının bir kaç baz puana bağlı olduğu zamanda. “Sana 50.000 dolar, 100.000 dolar öderim… Ne istersen, tamam mı?” Devamı

LIBOR SKANDALI: HİLE RİSKİ HEP VAROLACAK

planetc

PlanetCompliance, 14 Şubat 2017

Finansal piyasalar tarihindeki en büyük skandallardan biriydi ve bazı kişi ve kurumların soruşturması devam ettiğinden etkileri sektörde hala hissediliyor.

Liam Vaughan ve Gavin Finch Libor Skandalı isimli kitaplarında skandalın hikayesini sunuyor. Kitap bizi göstergenin 1960’larda icat edimesinden, manipüle edilmesinin doruğuna ulaştığı ve sadece ABD yerel yönetimlerine en az 6 milyar dolara mal olduğu yere kadar götürüyor.

Liam’la gri ve yağmurlu bir günde, yeni kitabı hakkında, oranı manipüle etmek gibi bir konu hakkında inandırıcı bir hikayenin nasıl anlatılacağı ve finansal skandalların neden geçmişte kalmadığına dair konuşmak için Londra sınırlarının hemen dışında bir kafede buluştum.

Kitap, göstergenin altmışların sonunda icad edilmesinden hile karıştırıldığı keşfedilene ve bu oranla ilgili bazı kişilerin ve kurumlara (örneğin Barclays’in uzlaşması ve CEO’su Bob Diamond’ın düşüşü hakkındaki bölüm) kadar Libor’un hikayesini anlatsa da, büyük ölçüde eski UBS ve Citigroup traderı Tom Hayes’e ve daha az bir ölçüde düzenleyicilerin rolüne odaklanıyor. Bütün bir kitaplığı doldurabilecek Libor skandalı gibi bir olayı 200 sayfaya sığdırmak zorunda kalsanız neye odaklanacağınıza karar vermeniz gerekir ve Hayes burda şaşırtmayan bir tercih: yetkillilerle duruşmasından önceki 80 saatlik sorgulamalarına dayanarak hile işinde birçok kişinin yer aldığı görülüyor, ama Hayes olayı herkesten daha başka bir yere taşımış olan kişi. Kitap onu değişik bankalarda çeşitli pozisyonlarda çalışan yetenekli fakat takıntılı bir aykırı tip olarak tanıtıyor. Oran belirleme sürecine giriş yapmaktan sorumlu kişileri nasıl etkilediğini ve bunu yaparak Libor’u kendi alım satım pozisyonlarına göre nasıl manipüle ettiğini, böylece bankası için nasıl büyük karlar elde ettiğini ve nihayetinde yakalanıp 11 yıl hapis cezası yediğini anlatıyor.

libor_skandali_k

Göstergeye hile karıştırmak kulağa oldukça sıkıcı gelebilir ve belki on yıl önce bir kitaba konu olmayabilirdi. Oysa Libor skandalı dünyaya, birçoklarının sektöre ve çalışanlarına ilişkin olarak kafalarındaki imajı teyit eden, daha çok işlem için komisyon ve avantalarla yürüyen ve birçok bankacıya çok para kazandıran bir sisteme içerden bakma imkanı veriyor. Libor Skandalı bize brokerların traderları pahalı restoranlarda ve organizasyonlarda eğlendirmek için nasıl binlerce pound harcadıklarını ve hatta Hayes’in müstakbel eşiyle Tayland’a yaptığı gibi gezileri başka bir finansal kurum bütçesinden ödemelerini anlatıyor. Ne var ki, Liam kitap için konuştuğu insanlardan çoğunun klişe bankacı tipinden olmadığını, herkes gibi aynı duygulardan, aynı baskılardan, ihtiyaçlardan ve arzulardan etkilenen gerçek insanlar olduğunu vurguluyor. Bu durum kitabı daha geniş okuyucu kitlesi için ilginç kılıyor ve Liam’a göre sistemin sorununu ortaya koyuyor: insanlar henüz istismar edilmemiş boşlukları ve yöntemleri bulmak için sınırın nerede olduğunu bulmaya çalışmaya teşvik edildikçe ve o çizginin doğru tarafında kalmaya çalıştıkça, hile riski hep varolacaktır. Devamı

LIBOR SKANDALI: “NE S*KT*RB*KTAN BANKA BU BÖYLE?”

businsider

“Ne s*kt*rb*ktan banka bu böyle?”: Görülen en büyük finansal tezgâhın çözülmeye başladığı an.

2 Şubat 2017

Citigroup Japonya’da üst düzey bir yetkili olan Chris Cecere, Londra’daki arkadaşı Andrew Morton’a uyum departmanının neden Tom Hayes hakkında araştırma yaptığını soruyordu.

O sıralarda yıldız bir trader olarak görülen Hayes daha sonra, dünyanın en önemli rakamı olarak kabul edilen anahtar bir faiz oranı olan Libor’a hile karıştırmaktan ceza evine girdi.

Libor skandalının içyüzü Bloomberg muhabirleri Liam Vaughan ve Gavin Finch tarafından Libor Skandalı kitabında ayrıntılarıyla yazıldı. Alttaki metin kitaptan bir alıntıdır:

thys

Hayes’in Londra’da ne olup bittiği ve doğacak sonuçları hakkında bir fikri yoktu. Her zamanki gibi aklı doğrudan alım satım portföyündeydi ve stresliydi. Cumartesi günü ayaktayken Cecere ve Morton’a ‘bu kadar çok para kaybettiği için özür dileyen ve bunu düzelteceğine dair söz veren’ bir e-posta gönderdi. Morton ona üzülmemesini, ama risklerini –mevcut pozisyonlarının ölçeğini– mümkün olduğu kadar çabuk düşürmesi gerektiğini söyledi. Bu Hayes’in egosuna bir darbeydi.

Hayes sonraki haftalarda Tokyo’da pozisyonlarını azaltırken Citigroup’un avukatları ve uyum yetkilileri Londra’da onun bankada başladığı tarihten itibaren her bir e-posta, mesaj ve kaydedilmiş telefon konuşmalarına odaklanmış durumdaydılar. Hoshino sorgulama için bir kenara çekilmişti, Çeltik ve diğer oran belirleyiciler de.

Cecere 12 Temmuzda durum hakkında duyum almıştı. Japon piyasalarının kapanmasını bekledikten sonra bankada kendisine doğruyu söyleyecek tek adam olan Morton’u aradı.

“Bir sorum var: Londra’da Küçük Hoshino ve risk hazineyle ilgili sorun mu var? Bu adamlar onu ihbar mı ettiler?” diye sordu Cecere.

“Onlar şöyle düşünüyor, bilirsin işte, birden çok kez, of, bilirsin, hmm, bir tür geri tepme” dedi Morton ona. “Thursfield SEC tarafından ifadeye çağrılıyor, bilirsin, onlar da ‘kahretsin, bize böyle insanlar gelirse biz de uyum bölümüne raporlarız’ diye düşünüyor.”

Cecere duyduklarına inanamıyordu. “Bu adi herifler” diye bağırdı. “Onlara ne oluyor? Üslubumu bağışla ama bana böyle dedirtiyor. Telefonu kap ve anlat bana.”

“Sana söyledim ahbap birçok kez, bu lanet heriflere dikkat et” diye yanıtladı Morton.

“Ne s*kt*rb*ktan banka bu böyle?” dedi Cecere. “Hayır, telefonu kapmak yerine hemen adamlarına dön ve ‘bakın bu gerçekten rahatsız edici, lütfen kesin artık’ de!”

Hayes o ayın sonuna kadar içerdeki soruşturmayı duymadı. Bir Pazar günü Cecere onu cep telefonundan aradı ve birlikte bir içki içmeyi teklif etti. Hayes’in ifadesinde sonradan belirttiği üzere, Amerikalının Tokyo’da düzenli olarak gittiği İngiltere temalı bir pub olan Windsor Bar’da o akşam buluştular. Bir bira ve Coca-Cola’dan sonra Cecere Hayes’e o hafta Libor soruşturmasının bir parçası olarak Citigroup’un avukatları tarafından sorgulanacağını söyledi.

libor_skandali_k

Sonraki birkaç hafta boyunca Hayes Citigroup içinden ve dışından avukatların sorularıyla 12 saatten fazla sıkıştırıldı. Sağlam bir şekilde aynı şeyi savundu: Hoshino’nun Londra oran belirleyicilerine ne söylediği ve neden söylediğiyle ilgili hiçbir fikri yoktu. Hayes daha büyük bir soruşturmanın bir parçası olarak sorgulandığını varsayıyordu ancak onu sinirlendiren tuhaf şeyler olmaya başlamıştı. Göndermeye çalıştığı e-postaların ekleri bloke ediliyor ve bir akşam ofisten belgelerle çıkması engelleniyordu. Hayes’i her şeyden fazla sinirlendiren şey avukatların onu işlem saatlerinde masasından uzaklaştırmasıydı, bu ona para kaybettiriyordu.

Ağustos sonunda giderek öfkelendi ve soruşturmada ayrı tutulup tutulmadığını soran bir e-posta gönderdi Cecere’ye. Bir cevap almadı.

Bir hafta sonra Hayes işlem katında masasına doğru giderken,bir el omuzuna hafifçe vurdu ve Devamı