Bir insanın kaleminden çıkma güçlü bir şaheser…

2015 Kirkus Ödülü Finalisti

Şoför Wang’in Altıncı Hayatı Tanıtım Yazısı

13 Mayıs 2015, Kirkus Review

Susan Barker’ın Çin tarihinin 1000 yıllık bir zaman dilimine ve ihanetle dolu altı farklı ömre yayılan sarsıcı ve destansı romanı, gizemli bir kişiden gelen mektuplarla hayatı altüst olan Pekinli bir taksi şoförüne odaklanıyor. Yida’nın kocası, Echo’nun babası Wang Jun taksisiyle İşçi Stadyumu yolundan ilerlerken arabanın güneşliğine sıkıştırılmış ilk mektupla karşılaşıyor. “Çoğu günler seni izliyorum,” yazıyor mektupta. Kimden geldiği belli olmayışında bir alaycılık var mektubun: “Kimsin sen? diye soruyor olmalısın. Ben senin ruh ikizinim, eski dostunum ve bu on altı milyon insanın yaşadığı şehre seni aramaya geldim.” Ve böylece Wang çözülmeye başlıyor. Yıl 2008. Şehir, yaklaşan Olimpiyatlara hazırlanmaktadır ve üniversite yıllarında yaşadığı bunalımdan büyük oranda kurtulmuş olan, sorunlu babasından ve onun ikinci karısından uzak bir hayat yaşayan Wang kendisi için memnun sayılabileceği bir hayat kurmuştur: Güzel bir eş, canı gibi sevdiği bir çocuk ve bir iş. Oysa bir zamanlar Wang’e biçilen kader bu değildir. Öte yandan bu, Wang’in ne ilk ne de tek hayatıdır; mektupların söylediği budur en azından. Wang yeniden doğumlar yaşamıştır. Öyle ki, Wang ile “ruh eşi” Tang Hanedanı’ndan, Afyon Savaşlarına, oradan Kültür Devrimi’ne kadar bin yıllık bir zaman diliminde çok derin bir bağla birbirlerine bağlanmışlardır. Baba ve onun ensest ilişki sonucu doğan gayrimeşru kızı; Sadist İmparator Jiajing’in hareminde birer cariye; Devrimci Kızlar Kapitalizm Karşıtı Okulu’nda sınıf arkadaşı iki kız; Moğolların köleleştirdiği Çurçen oğlanlar… Wang’in her biri heyecan verici, ürkütücü ve trajik geçmiş yaşamlarının birinden diğerine ve oradan çaresizlik dozu her geçen gün artan bugünkü yaşamına atlarken yazar Barker’ın tarihsel güç gösterisi de aynı zamanda nefes kesici ve kusursuz. Romanın aşırı süslü bir melodrama düşmesi şaşırtıcı olmazdı, oysa Barker’ın ruhsal boyutunu güçlü bir biçimde kurduğu karakterleri ve keskin zekâsı, romandaki kasveti ve tüyler ürperticiliği çarpıcı ve etkileyici bir tona yükseltiyor. Barker, geçmişi ve şimdiyi, kara mizahı ve insanın içine işleyen derin bir kederi hiç zorlanmadan harmanlıyor. Bir insanın kaleminden çıkma güçlü bir şaheser…

sofor-wang