DÜMENCİ: ETHANJONES BLOGU POCALYKO SÖYLEŞİSİ

Michael Pocalyko ile 10 soru – 10 cevap / Ethan Johns Blog

Bugün misafirim Michael Pocalyko. Mükemmel çıkış kitabı finansal gerilim romanı DÜMENCİ’nin yazarı.

 

  1. Sayın Polcalyko, bloğumda bu söyleyişi yapma fırsatı verdiğiniz için teşekkür ederim. Gerilim romanınız DÜMENCİ yayınlandı. Bize biraz kitaptan bahseder misiniz?

Ethan, her şeyden önce, davetin için teşekkür ederim. Sen ve bloğunun takipçileri camiamız için inanılmaz önemlisiniz. Yazarlar olarak bunu yeterince sık söylemiyoruz. İlgin için gerçekren minnettarım.

DÜMENCİ, finansal gerilim etiketini hak ediyor, ama birçok konuya temas eden, güncel politik bunalımları ele alan ve büyük işlerin, büyük datanın, büyük hükümetin ve büyük regülasyonun kesişme noktası gibi başlıca meselelere değinen bir edebi kitap aynı zamanda. Ayrıca günümüzde nadiren rastlanan, iki erkek kardeş hakkında bir roman. Temel kurgusu bir yatırım bankası ve tamamlanmak üzere olan bir teknoloji anlaşması etrafında dönüyor. ViroSat, bu romanın popüler ve politik kavrayışı çerçevesinde “Geleceğin İnterneti” olarak isimlendirilen dünyanın ilk trilyon dolarlık yatırımı. Bazı insanlar bunu kontrol etmek istiyor, bankacıların projeye finansman sağlaması gerekiyor ve federal hükümette bunu regüle etmekte menfaati olan seçilmiş kişiler var. Bütün bunların hepsi çatışma için büyük bir zemin yaratıyor.

dumenci-2

Ancak bütün iyi kurgularda olduğu gibi, konu hikayenin sadece bir kısmıdır. DÜMENCİ oldukça karanlık bir yerde, 1945’te Almanyadaki ölüm kampından kurtuluşla başlıyor. Orada kötü şeyler oluyor. Sonra ani bir ilerlemeyle New York ve Washington’da yazın yapılan bir anlaşmanın ortasında buluyoruz kendimizi. Bu anlaşmadan etkilenen insanlar ve tepkileri kitabın enerji hammaddesini oluşturuyor. Geçmiş, kimsenin istemediği ve gelişini göremediği şekilde, zorla bugüne girmeye başlar. Aksiyon yıldırım hızındadır ve ifşa üzerine ifşayla gelir.

Bu kitabı yazarken aldığım risk ele aldığı meselenin büyük olmasıydı; karakterlerin psikolojisi bir gerilim romanı için çok önemli, büyük edebi temalar var, ve okuyucuyu çok az kişinin bildiği sermaye piyasasının içine çekiyor.

  1. DÜMENCİ’nin ana karakterleri neler ve bunları nasıl yaratınız?

Warren Hunter, kendisi bu tanımdan nefret etse de, finansal evrenin saltanatını süren bir üstad. Manhattan’da yaşıyor, Princeton ve Harvard Business School’un kükreyen genç aslanı, henüz kırkında bile değil, Wall Street’teki son gerçek ortaklı yatırım bankası Compton Sizemore’da yatırım ve ticari bankacılık bölümünün başkan yardımcısı. Şirket, -birçok finans kuruluşunun kümelendiği bölgeden farklı bir lokasyondaki- Citigroup Center binasında, çünkü romanın motiflerinden biri “Wall Street”in artık tamamen tek bir spesifik yer olmadığı. Warren ViroSat anlaşmasını yürütüyor. Zeki, hırslı, oto-kontrolü ile meşhur… ve içindeyse kıyametler kopuyor. Anlaşma, ya “çamurda yuvarlanan” küresel ekonomiyi –bu onun tanımlaması- büyük bir refaha sıçratacak, ya da uluslararası finansal sistemi dipsiz bir kaosa sürükleyecek. Bu tür bir risk iştahı onun nasıl biri olduğu gösteriyor.

Rick Yeager Washington’dan ve Kuzey Virginia – Beltway’in içinde ve çevresindeki yüksek teknoloji sektöründen. Ülkenin sermayesinde ekonominin dayanağı olan hükümet kurumlarının ve istihbarat şirketlerinin her zaman kenarında olan girişimci finansmanı alanında inişli çıkışlı bir kariyerle sendeliyor. Warren ile tezatlığının altını çizen bir örnek, Kaliforniya’daki muteber olmayan bir online üniversiteye İnternet MBA’i için dilenmesidir. Rick için bile gizemli olan aşağı Washington’daki varlık yönetim şirketi Carneccio & Dice’da bir ortak olarak rüyasındaki işi elde etti. Romanda başına herşey gelen ve yeni ortakları kesinlikle anlaşmanın bir parçası olmak istediği için, işi neler olup bittiğini çözmek olan birisi. Kendi tercihlerinin sonucu olan ya da olmayan bir çok şeye bulaşan gerçekten iyi bir adam. Aynı zamanda finans dünyasının nadiren görülen bir kısmını, Warren’ın Wall Street çadırından çok daha ihtiyatlı ama çok daha etkili şekilde temsil ediyor

Julia Toussaint açık bir şekilde romanın ahlaki merkezidir. Güçlü bir New Jersey senatörü için Capitol Hill’de çalışan bir yasama danışmanıdır. Genç, otuzlu yaşlarında, göz kamaştırıcı güzellikte, oldukça ketum, şimdi Obama yönetiminde ayarlanmış olsa bile romanda “beyaz Washington” olarak tanımlanan yerde bir Afro-Amerikalı olarak çalışan biri. Julia kadar hırslı, iri yarı ve güçlü bir kadın olan senatör açık bir şekilde yetenekli ve ViroSat’ın hukuki düzenlemesiyle çok ilgili. DÜMENCİ’deki anlaşma ve vahşi eylem ilerledikçe Julia kendini çatışan menfaatlerin ortasında buluyor.

Bu üç karakter ve bunları destekleyenler tamamen benim hayal ürünümdür. Elbette iş dünyası ve hükümetten tanıdığım bazı insanlara dayanan kişisel özelliklere sahipler, ama benim için yazmanın eğlencesi ve heyecanı daima böyle şeyler yapmaktan gelir. Ve itiraf etmek gerekirse, Warren ve Rick benim görünen kimliğimin iki yüzü olarak okunabilir. Her zaman en çok hangisine benzediğim sorulur ve cevabım hep “ikisine de” olmuştur. Öte yandan Julia, her kadın okuyucunun onun gibi olmak isteyeceği, her erkek okuyucunun da onunla birlikte olmak isteyeceği bir kadın.

  1. DÜMENCİ için ne tür araştırmalar yaptınız?

DÜMENCİ’de en önde gelen temalardan biri geçmişin gerçekten tamamen geçmiş olmayacağıdır, hatta bu sizin kendi geçmişiniz olmasa bile. Araştırmalarımın çoğu çağdaş finans ve yasama süreçleriyle birlikte, romandaki eylemleri besleyen arkaplan hakkında oldu. Profesyonel olarak yaptığım işler, içerden bilgi için iyi bir depo işlevi gördü. Kitap okuyucuyu kurgu türünde daha önce hiç bulunmadıkları yerlere götürerek, bu bilgiyi ortaya koyuyor,

Bu perspektif herşeyin sıkı sıkıya bir araya gelmesini gerektirir, özellikle tarihin bugüne burnunu sokmaya başlamasıyla birlikte. Kitabın büyük kısmı kurgulanmıştır, ancak bir romancı tarih yarattığında bile bu tarih inandırıcı ve tutarlı olmalıdır. Okuyucu bunu hakeder ve kitabın sonunun da kusursuz olmasını ister. Bu nedenle yazdığım her şey hakkında maymun iştahıyla okuma yaparım.

Özellikle odaklandığım alanlardan biri travma sonrası stres bozukluğu etkileriydi. DÜMENCİ’de bu konuda, özellikle savaş travması olmak üzere, gelecek nesil etkilerin sıra dışı literatürünü kullandım. Bunların birçoğunu kendi tecrübelerim ve gözlemlemlerim de teyit etti. Bu hastalık hakkında II. Dünya Savaşı gazisi babamla epey konuştum. Ruh sağlığı uzmanlarına danıştım. Ben de Beyrut tecrübesine sahibim ve bu hizmetimle gurur duyuyorum. Bu kitap, hikayenin son safhalarında ortaya çıkan bir tema olarak, gaziler için en saygılı biçimde bir “elveda” konuşmasıdır. 

  1. Bir yatırım bankasının CEO’su yazmaya ne zaman ve nasıl vakit bulur?

Shenandoah Vadisi’ndeki dağ evimizde haftasonları, sabah erken saatlerde ve akşamları, ve her zaman profesyonel yükümlülüklerin arasında. Başka yerde de paylaştım, kendime büyük zaman ayırmamı sağlayan golfe gitmem. Yazmayı gerçekten seviyorum, bunu profesyonel olarak da yapıyorum, 16 yaşından beri bilgilendirme yazıları yayınlıyorum.

Biz yatırım bankacılarının yaptığı işin çoğu olaylara dayalı ve proje merkezlidir. Eğer öz disiplin için kendinize bir yer ayırdıysanız, ki bu hem yatırım bankacıları hem de romancılar için kesinlikle gereklidir, ilk kaba taslağı yazmak için zaman ayarlayabilirsiniz. Benim için bu kesinlikle bölünmemeyi tercih ettiğim zamandır. Hemen hemen her yerde, herhangi bir zamanda ve diğer işlerimin arasında yeniden yazabilirim. Burada bir çekişki de var: entelektüel olarak yoğunlaştığım mesleki işimin ortasında yazmak daha kolay geliyor. “Tam dolu” olduğum anlarda, nadiren bulduğum boş vakitlerin tadını çıkardığım zamandan daha iyi, daha keskin oluyorum.

Takvim zamanlaması yapmak da önemlidir. DÜMENCİ’nin ilk taslağını yazmaya oturduğumda finansal krizin en kötü zamanını yaşıyorduk. Hala faaliyet gösterdiğimiz bu çok zor ekonomide sağlam bir temelde duruyorduk ve kurgu türünde bununla ilgilenen ilk kitaptı. Mesleki olarak biraz daha fazla boşluğum vardı ve yazmaya daha fazla vaktim oldu. Bu zamanı hikayeyi yaratmak için kullandım, sonra tekrar yazdım ve basılana kadar böyle devam etti.

Eğer yazmak isterseniz, gerçekten yazmak isterseniz, zaman bulursunuz.

Ve son olarak, kısa bir süreliğine düşünürseniz, butik bir yatırım bankasının CEO’su olarak, mesela bir İngilizce öğretmeni olan bir doçentten, veya çalışan bir anneden çok faha fazla özgürlüğe sahibim.

  1. Hava savaşçısı olmak nasıl bir şey?

Sıkıntı, hayal kırıklığı, iyi kontrol edilen korku, ve düzülmemek konusunda en samimi arzu.

  1. Yeni yazanlar için birkaç söz?

Gerçekten yazmak mı istiyorsun, yoksa sadece bir yazar olmak mı, buna karar ver. Bu ikisi arasında büyük fark var. Bu farkı derinlemesine idrak etmezsen, ya da bunun basit retorik olduğunu düşünürsen, sadece yazar olmak istiyorsun demektir.

Sana bildiğin şeyler hakkında yazmanı söyleyen öğretmenleri boşver. Ne ilgini çekiyorsa onun hakkında yazmalısın.

Disiplin tutkudan, zekadan ve yetenekten daha önemlidir.

Piyasayı öğren. Bu dünya bilgisayarlarında cidden muhteşem taslakları olan insanlarla doludur. Yazmak bir üründür ve geniş piyasa talebiyle örtüşmesi gerekir.

Yazarlar ne kadar para kazandıkları hakkında, lise çocuklarının ne kadar malı götürdükleri konusundaki kadar yalan söyler.

  1. Neden yazarsınız?

Önemsediğim fikirleri yaymak için yazarım. Çocukluğumdan beri hikaye anlatan bir olarak bilinirim. Bununla beraber hikaye benim için ikincildir. Konuların, fikirlerin, kişisel entelektüel tutkuların ancak yazılı olarak ifade edilebileceği ana motivasyomu oluşturur. Yazı hayatımın çoğunda, gençlik dönemindekiler hariç, DÜMENCİ basılana kadar hepsi, bilgilendirme yazılarımda bu motivasyon vardır: denemeler, görüş ve yorumlar, monografiler, kamu politikası ve uluslararasası konuların analizi, iş ve ekonomi yazıları. Bununla beraber anlatmak istediğim güçlü gerçeği en uygun şekilde destekleyen mükemmel fikir sentezlerini sadece romanın özgür kılacağını anladığım bir an olmuştur.

Kalıcılık için yazarım. Şu anda toplumun önde gelen bir karakteristiği söz konusuysa, burada küresel toplumu kast ediyorum, temelde bu onun geçiciliğidir, kısa ömürlü toplumsal karakteridir, özellikle online işler. Yazdığım zaman böyle anları belirlerim ve bu kez bizi hem şimdiki zamanda tanımlayan hem de gelecek zamanda tarif eden bir yöntemle kaydederim.

Eğlence için yazarım. Bu, romanın aldığı en heyecanlı ve yaratıcı formül olan gerilim yazmayı tercih edişimin sebebidir. Fikirler ve hikaye daima yönlendirir, ama yaratıcı sanat ve eğlence olmadan bilişsel şekil alamazlar. Aksi halde kimse okumaz ve sadece kendim için yazmaya hemen hemen hiç ilgim yok, elle veya ekrana yazmaya ne kadar zorlansam da.

Saygıyla yazıyorum. Okuyucuya saygı duyuyorum ve daima onların farkındayım.

  1. Favori meşgaleleriniz neler?

Dağcılık işleri, çok bariz şekilde. Dağ evimiz Hamatreya’nın terasında oturup batıya bakarak dağların üzerinden gün batımını seyretmekten daha fazla sevdiğim bir şey yok. Bütün dünyada oturup okuyacak farovi yerim orası. Ata binmeye bayılırım –batı tipi sadece, dağlarda ve tepelerde. Büyük Batı’da da binicilik için bazı favori yerlerimiz var. Sinek balıkçılığına çok düşkünüm, ama çok yapamıyorum, keşke bunun için daha fazla zamanım olsaydı dediğim tek bir hayat tarzı. Shenandoah National Park’ta ve Appalachian Trail’da yürüyüşü severim. Eski bir Kartal İzci’yim ve çocukluğumda bana kampta enerji veren ortamı hala seviyorum

  1. Ne okumayı seversiniz ve şu anda ne okuyorsunuz?

Birçok kurgu okumama rağmen kendi okumalarımda hikayesel kurgu dışını tercih ediyorum. Herhangi bir anda birkaç kitap birden okurum. Şu anda Thomas Kaufman’ın Erased and Other Stories, Alan L. Lee’nin Sandstorm, Jonah Berger’in Contagious: Why Things Catch On, Ekim’de yayınlanacak Peter Savodnik’in The Interloper: Lee Harvey Oswald Inside the Soviet Union ve uzun vadeli okuma projem olan Robert Caro’nun The Passage of Power, dördüncü cilt The Years of Lyndon Johnson kitaplarını okuyorum.

  1. Üzerinde çalıştığınız başka bir kitap?

DÜMENCİ’deki karakterlerin yer aldığı bir sonraki roman üzerinde çalışıyorum.

En korkutucu şey? Borç verme riskiyle ilgili bölümün üstesinden gelemedim.

Ve, DÜMENCİ’yi okumuş olanlar içim… romantizm devam ediyor.

https://ethanjonesbooks.wordpress.com/2013/06/11/10-questions-with-michael-pocalyko/