THE BIG THRILL BÜYÜK VURGUN YAZARI JAMES CONWAY SÖYLEŞİSİ

BÜYÜK VURGUN

Küresel finans dünyasının gerilim romanı

BÜYÜK VURGUN

BİR WALL STREET GERİLİM ROMANI

Finansal hizmetle sektöründe, finans dünyasını savunan ve seven, bir dizi düzenbaz karakterin yol açtığı sektördeki kültürel değişime öfkeli ve bundan tiksinti duyan, takdire şayan, güvenilir ve dürüst düzinelerce insanla görüştüm ve röportaj yaptım. Fakat bunu sistem – şirketler, hükümet ve liderler – yarattı. Bazıları kazara, bazıları ihmalle ve diğerleri ise tamamen dar görüşlü, katkısız açgözlülükle. İyi olan şey, bunların hepsinin Wall Street ahlakı konusundaki tartışmaları hızlandırması. Nereye gideceğini göreceğiz, ancak finans sektöründeki diğerlerinin, Havens gibi, vicdanında bir rönesans geçirdiğini hepimiz için umuyorum.

www.thebigthrill.com sitesinin James Conway ile finansal gerilim romanı BÜYÜK VURGUN hakkında yapılan söyleşinin tam tercümesi

BÜYÜK VURGUN

James Conway, büyük bir reklam şirketinde küresel strateji direktörü ve Hedge Fund dünyasını içerden bilen James P. Othmer’in müstear ismi. Son derece ciddi bir finansal gerilim romanı olan BÜYÜK VURGUN’a el atmadan önce, iş dünyasına ilişkin olarak iki hiciv romanı (The Futurist ve Holy Water) ve Adland isminde mizahi bir kurgu dışı kitap yayınladı.

Conway’in kahramanı Drew Havens, diğer insanların devasa finansal kayıpları sayesinde zengin olmaktan suçluluk duyan, dünyanın en başarılı hedge fund’larından birinin genç yıldızı. Havens, patronunun ABD ekonomisini çökertecek büyük bir tezgah ayarladığından şüphelendiğinde, arkasında bir dizi hisse senedi broker cinayetini bırakarak, zaman geçmeden planı durdurmak için yarışıyor.

Yıldızlı kritiğinde Publishers Weekly BÜYÜK VURGUN’u “yüksek finansın gizemli dünyasına zorlayıcı ve okunabilir bir bakış vaat eden” “gerilim türünde etkileyici bir çıkış kitabı” olarak tanımlıyor. We Are All Weird yazarı Seth Godin kitabın “yayınlandığı anda türünün klasiği olduğunu” söylüyor.

Conway bu gerilim romanı ve yazarlık hayatının yeni yönelimleri hakkında bir söyleşi verdi.

 

İş dünyasına mizahi bir bakış atan üç kitaptan sonra, sizi tamamen farklı bir yöne yönlendiren ve ABD ekonomisini çökertecek bir komplo hakkında bir gerilim yazmanıza ilham veren neydi?

Basit cevap, önsezilerimi takip ederim ve bu, dünyamızı şekillendiren bir dizi olaya verdiğim doğrudan bir karşılıktı. Örneğin, 2008’de ABD konut piyasasının çökmesi ve arkasından biz dizi saygın finansal devin arka arkaya devrilmesi hakkında pek çok kurgu dışı yayın vardı, ancak bu konuda bir kurgu yazmaya niyetlenilmediğini hissettim. Çoğumuz gibi gerçek beni de üzmüştü, ancak aynı zamanda, bu durum ağır bir ihmal üzerinden gerçekleşirse, akıllı ve tehlikeli insanlardan oluşan bir konsorsiyumun her şeyi kırmak için bir araya gelmesi durumunda neler olabileceği fikrinden ilham aldım.

Yazmak istediğim kitabın yayınladığım her şeyden farklı olması, onu benim için heyecanlı kılan şey. Bu varsayım beni mıhladı ve tamamen yeni bir şekilde yazma fikri de heyecanlandırdı. Finans dünyasında olan şeyler hiciv için kesinlikle elverişli, ancak bu hikâye, daha ciddi, daha gergin, kurgusuyla sürükleyen bir yaklaşım için kesinlikle daha uygun.

 

Kitabındaki olayların gerçekten olabileceğine inanıyor musun? Son yıllarda saldırıya maruz kalmış olan siber güvenlik alanındaki tüm açıkları dikkate alarak, banka hesap şifrelerimizi çalan birinden daha az, bizi başka bir Büyük Buhran dönemine sokabilecek ülkemizin düşmanlarından daha çok mu endişelenmeliyiz?

Ekonomimize bu büyüklükte bir saldırı olacağına inanmıyorum, ancak araştırmam, kesinlikle bunun yapılabileceğine inanmamı sağlıyor. Son beş yılda ABD piyasasının endişe verici bir sıklıkla yükseldi ve düştüğünü gördük; Euro’nun test edildiğini ve egemen ulusların ekonomileri çöküşün eşiğine getirdiğini gördük, dünyanın en güçlü finansal kurumlarından bazılarının bir hafta sonunda yok olduğunu gördük; insan unsurunun, alım-satım dinamiğinden, programlı alım-satımın ışık hızında yıldırım çarpmasına neden olabileceği noktaya kadar küçüldüğünü gördük.

Bankaların, borsaların, Fortune 500 şirketlerinin ve hatta Pentagon’un güvenlik duvarlarının son derece tecrübeli hackerlar tarafından sıklıkla delindiği ve içine sızıldığı bir gerçek. Dünyada kötü adamların ve Amerikan karşıtı duyguların eksikliği çekilmediğinden böylesi bir senaryonun söz konusu olmadığını sanmıyorum. Eğer alt-eşik kredileri buna sebep olabildiyse, bu neden olmasın? Maddoff olabildiğine göre, bu neden olmasın? Eğer Yunanistan ve Corzine ve MF Global gerçekleşebildiyse, bu neden gerçekleşmesin?

 

Bazı insanlar ABD ekonomisinin izole olmadığını, dünyadaki olaylardan etkilendiğini ve dünyadan kendimizi yalıtıp çekilip kendi yolumuza devam edemeyeceğimizi anlamıyor. Bu bağlantıyı dramatize edecek ve okuyucular için kişisel düzeyde anlamlı olmasını sağlayacak bir yol buldunuz mu?

Amacım zaten buydu – 9-11 sonrası dünyamıza egemen olan ve onu tanımlayan olayları insanileştirmek ve etkileyici bir biçimde dramatize etmek. Yalıtılmış bir ABD ekonomisine yapılan bu vurgu, özellikle Başkanlık seçiminde yüksek bir oranda artıyor çünkü içerde bunun zararını acı bir şekilde görüyoruz. Bence birçok kişi izole olmadığımızı ve dünyayla ekonomik ilişkimizin birbiriyle iç içe geçmiş ve son derece karmaşık olduğunu anlıyor. Ancak, işinizi kaybettiğinizde veya faturaları ödemek için çabalarken buna odaklanmak zordur. Gezegenin diğer tarafında, Euro’nun zayıflaması, Suriye’de bombalama, Nikkei’de kötü bir gün gibi bir gecede meydana gelen ve görünüşte masum hareketlerin kendi piyasalarımızı daha açılmadan bir kaosa dönüştürebildiği bir dünyanın karmaşıklığı hakkında çok az kişi bütüncül bir kavrayışa sahip görünüyor. Bu dünyayı ilginç ve heyecanlanlı kılmak için, bir sürü karmaşıklığı tekil bir önermeye dönüştürmek – türevler ve tahvil getirileri konuşmasını Michael Lewis’e bırakalım – ve işin içindeki herkes ve aynı zamanda bütün bir ABD ekonomisi için herşeyin tehlikede olduğu bir hikaye anlatmak zorundaydım.

 

BÜYÜK VURGUN’u yazarken öncelikli olarak mesleki tecrübelerinize ve gözlemlerinize mi dayandınız yoksa ciddi bir araştırma yapmak zorunda kaldınız mı?

Kitaptaki kahramanım Drew Havens’in mesleki yaşamında aldığı kararlar ve bunların başkaları üzerindeki etkileri hakkındaki soruları, reklamcılık kariyerim sırasında ortaya çıkan ve bazen beni rahatsız eden sorularla benzerlik gösterir. Bütün mesleklerle ilgili olduğunu düşünüyorum: Doğruyu mu söylüyorsunuz? Toplum hayatına katkıda mı bulunuyorsunuz, yoksa onu emiyor musunuz? Üniversite öğrencilerine – kurgu yazarlarından yetişkin reklamcılara ve girişim sermayedarı olacaklara kadar – çalışma hayatına katıldıklarında kendilerine bu soruları sık sık sormalarını söylerim. Değerli bir yirmibirinci yüzyıl hayatını yaşamak ne demektir?

Dünyanın en büyük birkaç şirketinin liderleriyle birlikte çalıştığım ve bir gazetecinin veya dışarıdan birinin sahip olamayacağı erişime sahip olduğum için şanslıyım. Ayrıca, önceki müşterileri arasında zamanımızın en büyük finansal düş kırıklıkları ve skandallarının ardındaki isimlerin yer aldığı küresel finans geçmişine sahip bir kadınla evli olduğum için iki kere şanslıyım. Bu iyi bir başlangıç ​​olsa da, finans dünyasındaki insanlar, terörle mücadele ve güvenlik güçleri ve BT güvenlik uzmanlarıyla muazzam bir araştırma yaptım.

Bu kurgu heyecan verici olsa da okuyucular ilgi duyabilecekleri karakterler ister. Hikâyenizin merkezinde yer alan genç trader Drew Havens ve ABD Terörizm Mali İstihbarat ajanı olan Cara Sobieski hakkında biraz bilgi verir misiniz? Bunları size özel yapan nedir ve okuyucuların neden onlarla iletişime geçeceğini düşünüyorsunuz?

Drew Havens’ta, olacağını tahmin ettiği korkunç bir şeyden başlangıçta bilmeden faydalanan iyi ve dürüst bir adam yaratmak istedim. Konut piyasasındaki çöküşe neden olmadı, ama tahmin etti ve bundan kâr etti. Gerçek bir vicdanlı insanın bu “başarı” ile nasıl baş edeceğini araştırmak istedim. Tamamen işine dalması evliliğine maloldu ve daha derin bir hesaplaşmaya yol açtı. Rahatsız edici olsa da, sayfa bir onun kurtuluşunun başlangıcıdır.

Ajan Sobieski’yi seviyorum. Pek çok güçlü yanı olduğu gibi kumar oynamaktan aile meselelerine ve erkekler konusundaki tercihlerinin kötülüğüne kadar bir sürü de kusuru var. Daha en baştan onun hikâyesinin tamamını tek bir kitapta anlatamayacağımı biliyordum. İlkini bitirir bitirmez, en azından üçlü bir roman serisi olacak bir başkasını yazmaya başladım ki bu seride Sobieski ve onun karmaşık ve büyüleyici sülalesi tekraren ve daha etkin bir rol oynuyor. Becerileri hayran bırakıyor ama kusurları da onu insanlaştırıyor – hem kusursuz bir kahraman kimin hoşuna gider ki?

 

Son birkaç yıldır yaşanan olaylar nedeniyle, finans alanında çalışanlar duygusuz, sıradan insanlara karşı umursamaz ve yalnızca kendilerini zenginleştirmeye odaklı kişiler olarak şeytanlaştırıldı. Size göre bu genel olarak adil bir görüş mü? Küresel finans alanında Drew Havens gibi vicdanları olan, yaptıklarının başkalarını nasıl etkilediğini umursayan kişiler var mı?

Finansal hizmetle sektöründe, finans dünyasını savunan ve seven, bir dizi düzenbaz karakterin yol açtığı sektördeki kültürel değişime öfkeli ve bundan tiksinti duyan, takdire şayan, güvenilir ve dürüst düzinelerce insanla görüştüm ve röportaj yaptım. Fakat bunu sistem – şirketler, hükümet ve liderler – yarattı. Bazıları kazara, bazıları ihmalle ve diğerleri ise tamamen dar görüşlü, katkısız açgözlülükle. İyi olan şey, bunların hepsinin Wall Street ahlakı konusundaki tartışmaları hızlandırması. Nereye gideceğini göreceğiz, ancak finans sektöründeki diğerlerinin, Havens gibi, vicdanında bir rönesans geçirdiğini hepimiz için umuyorum.

Sobieski karakteri üzerine başka kitaplar yazmanın  yanı sıra, bağımsız başka kitaplar için de planlarınız var mı? 

Dediğim gibi Cara Sobieski ile işim daha bitmedi fakat bağımsız (tekil) çalışmalarım da var. Ortak paydaları hepsinin de gelişen teknoloji, medya, finans ve tabii ki suç unsurlarının keşismesi etrafında dönecek olmaları.  Ben o dünyada yaşıyorum (suç kısmı hariç!) ve hukuk veya tıp ya da başka uzmanlık alanlarında üst seviyelerde pekçok korku romanı yazarı varken bu biraz William Gibson biraz Malcolm Gladwell ve biraz da Robert Ludlum olan büyüleyici ve heyecan verici dünyaya dair kimsenin istiklarlı bir şekilde yazmamasını şaşırtıcı buluyorum.

Söyleyişi yapan: Sandra Parshall

Sandra Parshall Rachel Goddard gizem/gerilim serisinin yazarıdır. Son kitabının ismi POISONED GROUND. http://www.sandraparshall.com.

http://www.thebigthrill.org/2012/05/the-last-trade-by-james-conway