NE KAZANDIK: FOREIGN POLICY TANITIMI

 Riedel: Afganistan’da Sovyetlere karşı verilen savaş, Ziya’nın savaşıydı, bizim değil.

Haley Parsons, Foreign Policyne-kazandik

Tecrübeli CIA analisti Bruce Riedel’ın yeni kitabı Ne Kazandık: Amerika’nın Afganistan’daki Gizli Savaşı, 1979-1989, uzun bir başlığa sahip olsa da küçük hacimli bir kitap. Riedel 156 sayfada tamamen başkalarının yürüttüğü ve CIA tarafından gizlice desteklenen savaşın hikayesini ortaya koyuyor. Sovyet 40. Kızıl Ordusu Afganistan’dan sürüldüğünde Teşkilat hiç bir kayıp vermedi çünkü hiç bir CIA görevlisi ülke içinde faaliyette bulunmadı.

Brookings Enstitüsü’nde enstitü başkanı Strobe Talbott ve Riedel’ın katıldığı bir oturumda, Riedel CIA’nin rolünü eski Savunma Bakanı Robert Gates’in sınıflandırmasıyla “savaşın levazımcısı” olarak açıklıyor.

Ne Kazandık, Sovyetler Birliğinden Birleşik Devletlere, Pakistan’a ve Afganistan’da Sovyet kontrolündeki hükümete karşı savaşan Afgan Müslümanları mücahidlere yardım eden diğer ülkere kadar çatışmanın değişik taraflarının oynadıkları rolün anahatlarını çiziyor. Devamı

BİR TERÖRİSTİN İTİRAFLARI – KİTAP KRİTİĞİ

Bir Teröristin İtirafları (Richard Jackson) kitap kritiği

Lee Jarvis

Richard Jackson’un yeni kitabı Bir Teröristin İtirafları, bir İngiliz istihbarat subayı olan Michael ile aranan bir terörist olan Profesör Youssef Said arasındaki sorgulamayı merkeze alan bir roman. Kitap, potansiyel olarak hassas kısımlarının redaksiyonu yoluyla ayıklanmış ve daha sonra isimsiz bir yetkili tarafından okuyucu için GH kısaltmasıyla notlandırılmış sorgu tutanakları formunu benimsemiş. Konuşmaları sırasında Michael ve profesör, siyasi şiddete bulaşan kendi kişisel maceralarının arka planında hem birbirlerini hem de bunun ahlaki ve tarihsel bağlamlarını sorguluyorlar. GH’nin notları, profesörün şeytanlaştırılması için ortaya çıkardığı fırsatları araştırmak ve iki karakter arasında tartışılan olaylara ve konulara yönelik olası karşı-anlatıları belirlemek de dâhil, transkriptin muhtemel siyasi etkisinin en iyi nasıl yönetileceği üzerine yoğunlaşıyor.bir-teroristin-itiraflari

Richard Jackson’ın akademik yazılarına ve eleştirel terörizm çalışmalarındaki yerine aşina olanlar, onun bu ilk romanında bir dizi tanıdık tema saptayacaktır. Bunların arasında en belirgin olanı, devlet ve devlet dışı aktörlerin şiddetlerini ayırt etmek için sistemli olarak hatırlatılan ontolojik ve etik ikili kavramlaştırmaları kabul etmeyi kararlı bir şekilde reddetmesidir: savaş / terörizm; asker / asi; tali hasar / masum siviller vb. Gerçekten de, konuşma ilerledikçe Profesör Michael’ın bu ayrımların saçmalığını tanıması ve kendisinin ki de dâhil Batılı devletlerin şiddetinin meşrulaştırılmasının bunlarla ilgili sonuçlarını kabul etmesinde giderek daha ısrarcı oluyor. Devamı

LÜBNAN KRİTİĞİ: EUGENE ROGAN FINANCIAL TIMES

Küçük Devletlerden Sakının: Lübnan kitap kritiği

Eugene Rogan, Financial Times

er

Rus anarşist Mikhail Bakunin 1870 yılında bir arkadaşına “Küçük devletlerden sakının” diye yazmıştı. Küçük ulus devletlerin Belçika’dan Balkanlara ve Baltıklara Avrupa’da siyaseti sarstığı bir çağda Bakunin, bu türden küçük ülkelerin büyük, daha güçlü komşularına karşı görünüşte savunmaz iken, aynı zamanda kendilerine eziyet çektiren büyük yapılar için nasıl bir sorun kaynağı olduklarını gösterebileceğine işaret ediyordu.lubnan-on-kapak-baski

Yazar ve eski Guardian muhabiri David Hirst için Bakunin’in uyarısı Lübnan’ın Ortadoğu’nun sorunlu siyasetindeki kendine özgü konumuna uyuyor. Hirst elli yıldır Beyrut’ta yaşıyor; bu nedenle ülkenin kanlı geçmişine bizzat tanıklık etmiş bir isim. Yarım yüzyıllık çatışmaya öfkeli gözlerle bakarken bu tarihi tanıklığın acısı kitabın her bir sayfasına işlemiş durumda.

Lübnan’ın bölünmüş siyasi liderliği, acımasız komşuları Suriye ve İsrail, Lübnan devleti içindeki devletiyle Filistin Kurtuluş Ordusu (FKÖ) ve Lübnan’ı manipüle etmeye ya da kontrol etmeye çalışan yabancı güçler: bunların hepsi Hirst’in eleştirel ve titiz incelemesine konu oluyor. Devamı

DAVID HIRST HAKKINDA: CENGİZ ÇANDAR

silah-ve-zeytinlubnan-on-kapak-baski

dh2

Bu arada öğrendim ki, Ortadoğu’nun İngilizce yazan gazeteciler arasında gördüğü tartışmasız en parlak isim olan David Hirst, kuşak olarak, [Eric Rouleau ile] tam ikimizin arasındaymış. Oxford ve Beyrut Amerikan Üniversitesi’nde 1956-1963 yılları arasında okumuş olan David Hirst, 1963’ten 1997’ye kadar Guardian muhabiri idi ve Ortadoğu’daki gelişmeler üzerine tarihe çok önemli kayıtlar düşen kitaplar yazdı.

Cengiz Çandar, Radikal, 04.03.2015

David Hirst, tüm ömrünü Beyrut’ta yaşayarak Ortadoğu’da geçirmiş olan 1936 doğumlu ve Oxford ve Beyrut Amerikan Üniversitesi mezunu bir İngiliz gazeteci. Yıllarca Guardian gazetesine yazdı. Bizim kuşağın, bölge haberciliği ve yorumlarda, Le Monde Ortadoğu muhabiri Eric Rouleau ile beraber bölge konusunda en bilgili gazeteci olarak örnek aldığı ikinci isimdi. 2003 baskılı ‘The Gun and the Olive Branch’ (Silah ve Zeytin Dalı) adlı kitabı Filistin mücadelesi üzerine yazılmış en yetkin kitapların başında gelir. 2010 baskılı ‘Beware of the Small States: Lebanon, Battleground of the Middle East’ (Küçük Devletlere Dikkat: Lübnan, Ortadoğu’nun Savaş Alanı) başlıklı kitabı ise Lübnan’ın uzun savaş yıllarına dair yazılmış en mükemmel kitaptır.

Cengiz Çandar, Radikal, 26.12.2012

Önceki gün Lübnan gazetesi Daily Star’da İngilizce basının bir numaralı Ortadoğu uzmanı David Hirst’ün bir yazısı yer aldı…

Cengiz Çandar, Yeni Şafak, 22.02.2002

ÇİN DIŞ POLİTİKASI – STUART HARRIS

cindispolitikasi

“Bu dengeli ve mantıklı analizde, Stuart Harris Çin dış politikasının ve liderlerinin karşı karşıya olduğu iç ve dış baskıların açık ve kuşatıcı bir açıklamasını sunuyor. Sözde Çin tehdidi karşısında tarafsız ve soğukkanlı tartışmalarıyla bu kitap akademisyen ve öğrenciler için takdire şayan bir hizmet sunuyor.”

Andrew J. Nathan, Columbia University

Çin Dış Politikası kitabı, Çin dış politikasının ve Çin’in ABD’ye, asyadaki komşularına, uluslararası kurumlara ve normlara yönelik politikalarının yerel ve uluslararası kaynaklara dayalı olarak yazılmış özenli, kapsamlı ve iyi kaleme alınmış bir analizini sunuyor. Çin politikasını; Çin kültürü, tarihi, ulusal çıkarları ve ekonomik ve askeri kapasitesinin geliştirilmesi ve diğer ülkelerin davranış kalıpları bağlamında dengeli biçimde ele alan övülmeye değer bir eser.” Robert Ross, Boston College

Çin Dış Politikası, Çin dış politika düşüncesi hakkında 40 yılı aşan bir bilgi birikimi olan etkili bir uzman tarafından yapılan önemli bir çalışmadır. Kesinlikle sadece Çin çalışan akademisyen ve öğrencilere değil, aynı zamanda politika yapıcılara ve daha geniş bir kitleye de önerilir.

István Tarrósy, University of Pécs, Macaristan

Çağdaş Çin dış politikası hakkında bu mükemmel giriş, tarafsızlığı ve doğruluğu ile dikkat çekiyor.

Dong Wang, University of Duisburg-Essen, Almanya

“DİRENİŞ” HAKKINDA ÖVGÜLER: Seymour Hersh, John Esposito vd…

direnisBu bilge ve okumaya gerçekten değer kitabında Crooke’un misyonu, George Bush’un Amerikasındaki (ve dünyanın başka yerlerindeki) Beyaz İnsanlara Hamas, Hizbullah ve İran’da ve başka yerlerdeki görünüşte tehditkâr İslami yönetimlerin Batı’nın düşmanı olmadığına dair güvence vermektir. Görevi, İslami dünyanın ve çeşitli hiziplerinin tarih ve felsefesi hakkında bizi eğitmek ve Terörle Küresel Savaşa koşan insan azmanlarının öğrenmeye vakit ayırması halinde, birlikte yaşamanın ne kadar da mümkün olduğunu göstermek ve konuşmanın yollarını bulmak. Ancak önceden uyarayım, bu, ‘Aptallar için İslam’ kitabı değildir, bugün Batı diplomasisinin neyi pas geçtiği konusunda bilimsel ve dikkatli bir şekilde ileri sürülmüş bir eleştiridir.

Seymour M. Hersh, The New Yorker

 

Bu kitap, Bush yönetimi liderliğindeki “Terörle Küresel Savaş”ın başarısız politikalarının yerini acilen, küresel terörizmin nedenleri hakkındaki alternatif perspektiflerin ve yeni Batı diplomatik girişimlerinin alması gereken bir zamanda okunması gereken bir kitaptır.

Prof. John Esposito, Georgetown University

 

Direniş, İslamcılığın daha iyi kavranması için özgün bir katkıdır ve orijinalliğinin yanı sıra entelektüel cesaretiyle de takdire değer bir kitaptır.

Filippo Dionigi, LSE, International Affairs, 2009/85

 

Crooke kendisinden önce çok az kişinin yapabildiği bir işi başarmış. Fenomeni tarihi, felsefi ve siyasi bağlama yerleştirerek, İslamcılığı yapısöküm teorisine göre analiz etmiş. Direniş İslamcığı anlamak için ciddi bir çaba gösterenler için okunması gerekli bir kitap.

Jorgen Jensehaugen, PRIO, Journal of Peace Research, 2009/46

 

Kitap, haksız bir şekilde barbarlık, terör ve sözlüklerin ‘kötü’ kelimesi için verebileceği tüm tanımların simgesi olarak gösterilen insanların motivasyonlarını derinlemesine inceliyor. İlginç, etkileyici bir kitap ve bölgeyi, halklarını ve mücadelelerini merak eden herkes için okunması bir zorunluluk.

Ziad Hafez, CAUS & American University of Beirut, Contemporary Arab Affairs, 2009/2-4

BİR İHANET HARİTASI – BEN MACINTYRE KRİTİĞİ – NYT Sunday Book Review

Sunday Book Review  7 Kasım 2014

Bir İhanet Haritası, Ha Jin

BEN MACINTYRE

Uzun yıllar önce FBI ajanların motivasyonlarını tanımlamak için PİŞE diye bir kısaltma uydurdu. Para, İdeoloji, Şantaj ve Ego. Bütün ajanlar, denildi, bu faktörlerin belli kombinasyonları tarafından istihbarat işine bulaşır.

Ha Jin’in son romanının kahramanı ve CIA içine uzun yıllardır sızmış komünist Gary Shang, bu kalıba biraz zor uyuyor: Açgözlülük, sonuçta açığa çıkmasına yol açan para olsa da, motivasyonunda yalnızca küçük bir rol oynuyor; asıl ülkesinin ideolojisine olan bağlılığı tutkulu olmaktan çok alışkanlık düzeyinde; Çin’deki ailesi örtülü bir şekilde tehdit edilerek casusluk için baskı altına alınıyor, ancak açıkça zorlanmıyor; egosu kendinden şüpheyle terbiye ediliyor.bir-ihanet-haritasi

Gary’nin belli belirsiz motivasyonları onu birçok kurgusal casustan daha inandırıcı kılıyor. Casusluk dünyasına sadece sürükleniyor ve orada sıkışıp kalıyor. Uzun süre boyunca başına bir iş gelmiyor. Burada Gary’ninki birçok gerçek casusun hikâyesine yaklaşıyor: Devamı

AFGANLARIN RUHU İÇİN – VIENNA REVIEW “MESUD” KRİTİĞİ

Marcela Grad efsanevi mücahid lider Ahmet Şah Mesud’un yerinde ve coşkulu bir portresini sunuyor.

Justin McCauley, Vienna Review, 1 Mart 2010

Afganların Ruhu İçin

“Penşir Aslanı” olarak biliniyordu. Uzun boyu, ince yapısı ve sakalıyla, üzerine aşırı yorgunluk giymiş ve pakul şapkasını takmış halde, Kalaşnikov’unu kullanarak ve işgalci Sovyet ordularına karşı savaşan dağınık mücahid gruplarına emir vererirken heybetli ve ateşliydi. İsmi, Ahmet Şah Mesud idi. On yıl boyunca Kızıl Ordu’nun muazzam gücüne karşı en etkili ve disiplinli gerillalara liderlik etti. “Sovyetlerin Vietnam’ı” olarak anılan savaştan sonra Mesud savaş sonrası hükümetin bir parçası oldu ancak 1996 Taliban darbesi ile Kuzey İttifak’ına liderlik etmek üzere Penşir Vadisi’ne geri çekildi. 9/11 saldırılarından iki gün önce, 9 Eylül 2001’de suikasta uğramadan önce beş yıl boyunca Taliban ile savaştı.

Bütün direniş hareketlerinin kendi kahramanları vardır, Güney Afrikalılar için bu Mandela’dır, Filistinliler için Arafat. Birçok Afgan için Mesud kahramanların kahramanıdır. Bazen “Afgan Che Guevera” diye anılır, bazı yüzeysel benzerlikler de vardır: her ikisi de iyi eğitimlidir, sanatçı ruhlu entellektüeldir, ikisinin de tutkulu müritleri vardır ve ikisi de şehittir. Ancak biraz daha yakın bakıldığında benzerliklerin eridiği görülür: Che siyasi görüşlerinde ölçüyü kaçırmış bir bağnaz, düşmanlarına karşı kötü ve acımasız biriyken Mesud ölçülü ve merhametli bir savaşçıydı. Genel olarak kapitalizme ve özel olarak Amerika’ya olan kin dolu nefretiyle birlikte Guevera’nın uluslararası devriminin aksine Mesud Afgan halkının refahı ve özgürlüğü dışında bir şey istemeyen mütevazı bir vatanseverdi.

msd_che

Belki de bu karşılaştırmanın en kusurlu tarafı, ateist Che’nin aksine Mesud’un maneviyatı derin bir adam ve samimi bir Müslüman olmasıydı. Bu ayrımı yapmak önemlidir, “adam Mesud” ifadesinin belki de Che Guevera’dan ziyade Mahatma Gandi ile daha fazla ortak yönü vardır. Devamı

GÖZCÜ’NÜN YAZARI MARC GUGGENHEIM’IN COMICBOOK.COM SÖYLEŞİSİ

Flash: The Fastest Man Alive gibi komedilerin de aralarında bulunduğu programlara imza atan Arrow’un yapımcısı Marc Guggenheim ilk romanı GÖZCÜ hakkında konuşuyor.

Russ Burlingame

comicbook.com

Gözcü, ana karakteri avukat Alex Garnett olan bir hukuki gerilim ve casusluk romanı. Alex Garnet’in ona yardımcı olabilecek eski üst düzey devlet görevlisi babasını geride bırakarak paranoyak bir bilgisayar korsanının yardımı tercih eder, karmaşık komplo ve entrika oyunlarının içine düşer ve uzun yıllardır tezgahlanan eski bir komployu çözmeye başlar.

Guggenheim ile proje hakkında konuştuk.

gozcu-on-kapak

ComicBook.com: Son zamanlarda birçok avukatın şov dünyasına girdiğini ve avukatlık hakkında eserler verdiğini görüyoruz. Bu bize komik geliyor. Doktorlar gibi, avukatların da bu mesleği icra ederken çok sayıda acayip durumla karşılaştığını ve bunları anlatmaktan kendini alamadığını düşünüyor musunuz?

Marc Guggenheim: Çok güzel bir soru. Bence bunun nedeni yazmanın öncesinde araştırma gerektirmesi. Bir roman yazmak için, senaryo ya da televizyon oyunu yazmanın aksine, çok fazla araştırma yapmak gerekiyor. Ve eğer uzun yıllar belli bir alanda çalışmışsanız, o zaman, araştırma yapmadan da bildiğiniz bir alan var demektir. Bunu biraz abartarak söylüyorum ama, genel olarak ilk romanını yazanlara, “ne biliyorsan onu yaz” denir. Burada esaslı bir tavsiye var aslında. Buna ek olarak, profesyonel metin yazarı olarak ilk iki çalışmam da avukatlık hakkında yazarak oldu. Şimdi de bu benim ilk romanım ve kahraman da bir avukat. Şu aralar aynı zamanda Arrow diye bir programda da yazarlık yapıyorum ve burada da ana karakter, Laurel Lance, bir avukat. Bu programı medyada anlatmaya başladığımızda, “Anlaşmaya göre bu dizide benim açımdan yazması kolay olabilecek bir karakteri yazmam gerekiyor” demiştim. Tabi yine, biraz abartmıştım ama bunun içinde gerçeklik payı da var. Devamı