CIA VE HOLLYWOOD: KİTAP KRİTİĞİ, WWW.SPYCULTURE.COM, Tom Secker.

Tricia Jenkins’ın CIA ve Hollywood kitabı bu siteyi kurmama ilham veren kitaplardan biriydi ve yakın zamandaki ikinci baskısı ilk baskıya önemli ölçüde eklemeler içeriyor. CIA, FOIA (Bilgi Edinme Özgürlüğü Yasası) ve diğer taleplere karşı dirençli olduğu için, Jenkins geniş bir açık kaynak materyali toplamış ve CIA’den (mevcut veya eski mensubu) ve eğlence endüstrisinden kişilerle söyleşiler yapmış. Sonuç CIA’in film ve TV endüstrisinde nasıl faaliyet yürüttüğünün rahatlıkla görülebildiği ve çok iyi bir akademik araştırma kitabı olarak ortaya çıkmış.

cia-ve-holywoodHollywood’daki CIA’in kısa bir hikâyesi

Jenkins’ın çalışması, muhtemelen konu hakkındaki derin kitap boşluğundan kaynaklı olarak yakın zaman ve modern dönem ilişkilerine odaklanıyor. Bununla birlikte kısa bir tarihçe yazarın bulgu ve analizlerini anlamak için gereklidir. CIA eğlence endüstrisinin en baştan beri içindeydi, ancak bu durum genellikle herhangi bir bütüncül strateji olmaksızın özel durum bazlıydı. İlk denemeler arasında maksimum reddedilebilirliği sağlamak için bir İngiliz animasyon firması tarafından yapılan Animal Farm (Hayvan Çiftliği) ve CIA’nin belli oranda resmi ortak yapımı olarak yapılan Quiet American (Sessiz Amerikalı) vardı.

Bununla birlikte Domuzlar Körfezine kadar CIA, çeşitli prodüksiyonlara dâhil olmaları için gelen talepleri, filmlerde isminin yazılmasını ve hatta rakip bir örgüt tarafından yapılan bir TV dizisini engellemek için CBS’i kullanmayı reddererek, film sektöründen gelen yakınlaşma girişimlerinden uzak durdu. İlginç bir olay 1953’te Pentagon’da Savunma Bakan Yardımcısının Özel Operasyonlardan sorumlu asistanı William Godel’in CIA yetkilisi Tracy Barnes’ın “Batı yakasında film çeken MGM ekibi olduğunu” belirtmesiyle meydana geldi. CIA’nin Planlama Direktör Yardımcısı Frank Wisner, Godel’e bunu reddeden bir not yazdı, Barnes’ın filmcilerle sadece filmin nihai versiyonunda yer alabilecek görüntü paylaştığını ve CIA’nin kategorik olarak “MGM’ye film yaptırmadığını” söyledi.

cia-mgm-barnes-pentagon-meeting-focus-600x190

Tracy Barnes ve MGM hakkında CIA notu

Bu, Hollywood’la yakın ilişkisinin içerdeki söylentilerine bile erken dönemdeki CIA’in paranoyasını ortaya koyar. Başarısız Domuzlar Körfezi işgaline kadar CIA kamuoyunda geniş bir haber ve eleştiriye konu olmamıştı ve bu noktada yeni bir şeyler yapmaya başladılar. CIA’nin Langley’deki merkezine bir film ekibinin (ScorpioAkrep– filmi için) girişine izin verilmesi için bir onyıl ve Teşkilatın endüstri irtibat ofisi kurması için bir 30 yıl daha geçecekti.

Bu dönemde CIA’yi öne çıkaran çeşitli fimler gösterildi, bunlar çoğunlukla Teşkilatı ya ahlaken çürümüş (katliamlara, şantaja ve diğer aşırı derecede yasa dışı faaliyetlere karışan) ya da yetersiz (bilginin önemini anlamada başarısız, değerlendirmelerde gülünç hatalar yapan, vd)  şekilde tasvir ediyordu. CIA 70’lerde ve 80’lerde Watergate, Church Komitesi’ne yalan söylemek ve Afganistan/İran Kontra gibi diğer şeylerle meşgulken, Sovyetler Birliği çöktüğünde, bir şey yapmakta yetersiz olduklarını fark ettiler. Senator Patrick Moynihan 1991 ve 1995 yıllarında CIA’nin feshine dair iki yasa tasarısı sundu ve CIA’nin gerekli olup olmadığına dair tarihinde ilk defa bir dizi tartışma oldu. Kısmen buna bir cevap olarak  ama aynı zamanda klasik Hollywood’un klasik Teşkilat tasvirine de bir cevap olarak CIA 1996 yılında eğlence endüstrisi irtiabat ofisini kurdu.

Chase Brandon’ın girişi

Eğlence endüstrisiyle olan bu yeni girişimi yürütmek üzere Teşkilat, diğer teşkilatlarla da ilişkisi bulunan tecrübeli bir operasyon yetkilisi olarak Chase Brandon’u atadı.

Jenkins kitabında The Recruit filmindeki orijinal metnin, hikâyenin ve karakterlerin, filmin özel DVD versiyonunda görünen fakat bu yapımdaki rolüne ve CIA’deki halkla ilişkiler görevine değinmeyen Chase Brandon tarafından tasarlandığını gösteriyor.

Towne ve Brandon arasındaki taslak senaryo ve iletişim üzerinden Jenkins, Brandon’ın The Recruit (Çaylak) filminin arkasındaki asıl yaratıcı güç olarak nasıl yer aldığını ortaya koyuyor. Brandon orijinal planı yeniden yazdı ve senaryonun ilk taslaklarından büyük ölçüde o sorumluydu, karakter ve hikâye mimarisini o geliştirdi ve sinematografik ve editoryal tavsiyelerde bulundu. Jenkins’in söylediği gibi, yazışmalar Brandon’un “Towne’u kendi orijinal fikirlerinin bir çevirmeni olarak değil, bağımsız bir malzeme kaynağı olarak gördüğünü” ve Brandon’ın rolünün son tahlilde “filmin gelişiminde agresif bir stüdyo yetkilisi veya yapımcının bile oynayabileceğinden çok fazla olduğunu” ortaya çıkarıyor.

The Recruit (Çaylak)

CIA’nin Kamu İmajı

 CIA’nin kamu olayları yetkilileri ve eğlence endüstrisiyle çalışan eski ajanlarla yapılan söyleşiler üzerinden CIA ve Hollywood kitabı CIA’nin kamuoyundaki imajı hakkındaki endişelerinin oldukça karmaşık olduğunu gösteriyor.  Düzenbaz ve soytarı şeklindeki popüler Hollywood imajını etkisiz hale getirmek veya maskesini düşürmek yönünde belirgin bir istek var, ama bu tamamıyla başarılı değil. Bunun bir sebebi bazı eski CIA ajanlarının ya özel bir çıkar peşinde olmaları ya Teşkilattan itibarlarını kaybederek ayrılmaları veya sadece onlar için çalışırken çok iyi zaman geçirmemiş olmaları. Bunun bir sonucu olarak, eski ajanların sağladığı danışmanlık ve teknik destekten faydalanan bazı yapımlar Teşkilata karşı özellikle müşfik değildi, Syriana (Syriana) bunun en keskin örneği.

Benzer şekilde, son yıllarda CIA desteğini açıkça alan film ve TV dizisi Zero Dark Thirty (Zero Dark Thirty) ve Homeland de, CIA’yi işkence yapan, adam kaçıran, suikast yapan, her tür yasadışı takip yapan ve genel olarak oyunu kuralına göre oynamayan ancak sonuç alan başınabuyruk bir teşkilat olarak gösteriyor.

 

Elbette, ne Jenkins ne de ben onların neyi neden yaptığını tam olarak teyit eden herhangi bir tür CIA halkla ilişkiler strateji belgesi gösterebiliriz. CIA’in Hollywood’a ilgisinin gerçek belgeleri son derece az, bu nedenle örneğin Brandon’un The Recruit’de olduğu ölçüde başka bir filmi etkileyip etkilemediğini bilme şansımız yok. Belki bunu yapmıştır, belki de yapmamıştır. Barry’e göre Brandon 2007 başlarında ayrıldığında bütün evraklarını götürdü ve o zamandan beri bir kaç kişi ve ekip birkaç yıldan daha uzun olmayan yıl boyunca eğlence irtibat ofisini yürüttü. Bu nedenle Hollywood’daki CIA’yi destekleyen kapsamlı ve derin araştırmalara rağmen bu süreci tam olarak kim ve nereye kadar yönetiyor, bu belirsizdir.

Hollywood’daki CIA

Zor bilgiyi edinme ve CIA’in bu süreçte başarmak istediği şeylerin tahmini etrafındaki meselelere rağmen, bu kitap sizi kaybolmuş hissetmenize yolaçan bir kitap değil. Keskin ve kısa bir şekilde yazılmış ve belki de bölüm-bölüm okumak en iyisi ama kitabı bir oturuşta çok zorlanmadan da okuyabilirsiniz. Bu konudaki mümkün olan en geniş temeli kapsamaya çalışan diğer kitapların aksine Jenkins, CIA destekli yapımlar hakkında daha az kelime kullanımı ve sayfa sayısına karşılık daha fazla bilgi, argüman ve yorum  ile sonuçlanan, doğrudan bir yaklaşımı benimsemiş.

Kitaptaki favori bölümüm bunun yasal ve etik implikasyonları hakkında olanı. Jenkins bunun Anayasanın Birinci Ek Maddesi ruhunun bir ihlali olduğunu ikna edici biçimde ileri sürüyor, çünkü CIA (ve diğer benzeri kurumlar) senaryoları düzenlemek istiyor ya da basit bir şekilde kendilerini beğenmedikleri şekilde gösteren yapımları desteklemeyi reddediyorlar. Bu destek Teşkilatı nasıl gördükleri veya gösterdiklerinden bağımsız olarak herkes için geçerli olmalı, çünkü mevcut sistemde CIA (ve Savunma Bakanlığı, vd.) belli görüşleri öne çıkaryor veya diğer görüşlerin seviyesini düşürüyor ve hatta onları potansiyel olarak sansürlüyor.

Bu yaşadığım bir konu ve kitap bu noktada işin şahdamarına giriyor. ABD hükümeti insanların dini inançlarına karışamayacağı gibi siyasi görüşleri öne çıkarmak veya değersiz kılmaktan da men edilmiştir. Ne var ki, CIA’yi Teşkilatın istediği ışıltıda veya faydalı bulduğu şekilde tasvir eden film ve TV dizilerini sadece desteklemiş olmakla, bu kanunu ciddi biçimde ihlal ediyor. Kitapta birinin bunu nasıl soruşturacağı veya eğlence irtibat bürosu sistemini nasıl reforme edebileceği konusu ele alınmamış, ancak bu kendi başına bir ayrı bir kitap olabilir, bu nedenle yazarı bu konuda kesinlikle affedebiliriz.

Sonuç olarak bu, iyi kaynaklara sahip ve sağlıklı analizlere sahip entellektüel bir araştırma olmak ve rahat okunabilir ve anlaşılabilir olmak şeklindeki iki hedefinden daha fazlasına ulaşan, çığır açan, zamanlaması iyi ve önemli önemli bir metindir. Okumaktan büyük keyif aldım ve birçok şey öğrendim, daha fazla ne isteyebiliriz ki? Bu hayati önemi olan konuyla ilgili daha fazla bilgi edinmek isterseniz, bulabileceğiniz en iyi kitaptır ve eğer birisi bu tacı onun başından almak isterse çıtayı çok yükseğe koymuştur.

http://www.spyculture.com/review-cia-hollywood/