LIBOR SKANDALI: FANTASTİK BİR OKUMA

theactuary

13 Temmuz 2017 | ANNA LYNSKEY

Libor Skandalı iki hikâye anlatıyor. İlki kritik önemdeki bir faiz oranını manipüle etmekten hüküm giyen Tom Hayes adındaki genç ve yetenekli bir türev traderının yükseliş ve çöküşü. İkincisiyse Hayes’in kontrol etmeye çalıştığı faiz oranı olan Libor’un tarihi. Libor, en azından teoride, bankaların birbirlerinde borç vermek için uyguladıkları fiyat ve çok geniş bir mortgage ve türev portföyü için gösterge olarak kullanılıyor. Pratikte, oran amacına uygun olmayan bir düzenleme çerçevesinde yıllarca utanç verici şekilde manipüle edilmeye açıktı. Finansla ucundan kıyısından bile ilgili olan hiç kimse hikâyenin nasıl sonlandığından habersiz kalamaz: itibarların ve kariyerlerin çöküşüyle birlikte patlayan bir dizi üst düzey skandal.

Birinci ve en önemlisi Libor Skandalı fantastik bir okuma. Kitabı bir seferde gece üçe kadar elimden bırakamadan okudum. Vaughan ve Finch skandallar patlamadan önce Libor hikâyesi üzerinde çalışmış olan araştırmacı gazeteciler ve bir hikayeyi nasıl anlatacaklarını biliyorlar. Yazdıkları kitap aynı zamanda titiz bir araştırmaya dayanıyor ve bir taraftan uzmanların ilgisini muhafaza edecek yeterli teknik veri sağlarken, türev alım satımının karmaşık dünyasını genel okuyucu için de anlaşılır kılıyor.

libor_skandali_k

Öğreniyoruz ki, bir komite tarafından belirlenen Libor büyük bankaların her birinin sunduğu tahminlere dayanıyor. Hiç bir banka rakiplerinden farklı bir borçlanma faizi ödüyor görünmek istemiyor bu nedenle girişler piyasa hakkında daha geniş bilgisi olan brokerlarla görüştükten sonra yapılıyor. Tom Hayes brokerlerı bankalara verdikleri tahminleri değiştirmeye ikna ederse yayınlanan Libor oranının bunu takip edeceğini fark ediyor. Bu amaçla ‘yardımına koştukları’ için ciddi prim ödediği bir broker ağını besliyor.

Hayes hiç bir zaman yanlış bir şey yaptığını düşünmemiş görünüyor. Libor Skandalı onun zamanındaki e-posta ve mesajlarından bir seçkiye yer veriyor ve bir kaçamak iması yok. “Olabildiği kadar düşük tutmana ihtiyacım var, tamam mı?” diye yazıyor brokerlarından birine tam da 2008 kredi krizinin zirvesinde, karının bir kaç baz puana bağlı olduğu zamanda. “Sana 50.000 dolar, 100.000 dolar öderim… Ne istersen, tamam mı?” Devamı

LIBOR SKANDALI: HİLE RİSKİ HEP VAROLACAK

planetc

PlanetCompliance, 14 Şubat 2017

Finansal piyasalar tarihindeki en büyük skandallardan biriydi ve bazı kişi ve kurumların soruşturması devam ettiğinden etkileri sektörde hala hissediliyor.

Liam Vaughan ve Gavin Finch Libor Skandalı isimli kitaplarında skandalın hikayesini sunuyor. Kitap bizi göstergenin 1960’larda icat edimesinden, manipüle edilmesinin doruğuna ulaştığı ve sadece ABD yerel yönetimlerine en az 6 milyar dolara mal olduğu yere kadar götürüyor.

Liam’la gri ve yağmurlu bir günde, yeni kitabı hakkında, oranı manipüle etmek gibi bir konu hakkında inandırıcı bir hikayenin nasıl anlatılacağı ve finansal skandalların neden geçmişte kalmadığına dair konuşmak için Londra sınırlarının hemen dışında bir kafede buluştum.

Kitap, göstergenin altmışların sonunda icad edilmesinden hile karıştırıldığı keşfedilene ve bu oranla ilgili bazı kişilerin ve kurumlara (örneğin Barclays’in uzlaşması ve CEO’su Bob Diamond’ın düşüşü hakkındaki bölüm) kadar Libor’un hikayesini anlatsa da, büyük ölçüde eski UBS ve Citigroup traderı Tom Hayes’e ve daha az bir ölçüde düzenleyicilerin rolüne odaklanıyor. Bütün bir kitaplığı doldurabilecek Libor skandalı gibi bir olayı 200 sayfaya sığdırmak zorunda kalsanız neye odaklanacağınıza karar vermeniz gerekir ve Hayes burda şaşırtmayan bir tercih: yetkillilerle duruşmasından önceki 80 saatlik sorgulamalarına dayanarak hile işinde birçok kişinin yer aldığı görülüyor, ama Hayes olayı herkesten daha başka bir yere taşımış olan kişi. Kitap onu değişik bankalarda çeşitli pozisyonlarda çalışan yetenekli fakat takıntılı bir aykırı tip olarak tanıtıyor. Oran belirleme sürecine giriş yapmaktan sorumlu kişileri nasıl etkilediğini ve bunu yaparak Libor’u kendi alım satım pozisyonlarına göre nasıl manipüle ettiğini, böylece bankası için nasıl büyük karlar elde ettiğini ve nihayetinde yakalanıp 11 yıl hapis cezası yediğini anlatıyor.

libor_skandali_k

Göstergeye hile karıştırmak kulağa oldukça sıkıcı gelebilir ve belki on yıl önce bir kitaba konu olmayabilirdi. Oysa Libor skandalı dünyaya, birçoklarının sektöre ve çalışanlarına ilişkin olarak kafalarındaki imajı teyit eden, daha çok işlem için komisyon ve avantalarla yürüyen ve birçok bankacıya çok para kazandıran bir sisteme içerden bakma imkanı veriyor. Libor Skandalı bize brokerların traderları pahalı restoranlarda ve organizasyonlarda eğlendirmek için nasıl binlerce pound harcadıklarını ve hatta Hayes’in müstakbel eşiyle Tayland’a yaptığı gibi gezileri başka bir finansal kurum bütçesinden ödemelerini anlatıyor. Ne var ki, Liam kitap için konuştuğu insanlardan çoğunun klişe bankacı tipinden olmadığını, herkes gibi aynı duygulardan, aynı baskılardan, ihtiyaçlardan ve arzulardan etkilenen gerçek insanlar olduğunu vurguluyor. Bu durum kitabı daha geniş okuyucu kitlesi için ilginç kılıyor ve Liam’a göre sistemin sorununu ortaya koyuyor: insanlar henüz istismar edilmemiş boşlukları ve yöntemleri bulmak için sınırın nerede olduğunu bulmaya çalışmaya teşvik edildikçe ve o çizginin doğru tarafında kalmaya çalıştıkça, hile riski hep varolacaktır. Devamı

LIBOR SKANDALI: “NE S*KT*RB*KTAN BANKA BU BÖYLE?”

businsider

“Ne s*kt*rb*ktan banka bu böyle?”: Görülen en büyük finansal tezgâhın çözülmeye başladığı an.

2 Şubat 2017

Citigroup Japonya’da üst düzey bir yetkili olan Chris Cecere, Londra’daki arkadaşı Andrew Morton’a uyum departmanının neden Tom Hayes hakkında araştırma yaptığını soruyordu.

O sıralarda yıldız bir trader olarak görülen Hayes daha sonra, dünyanın en önemli rakamı olarak kabul edilen anahtar bir faiz oranı olan Libor’a hile karıştırmaktan ceza evine girdi.

Libor skandalının içyüzü Bloomberg muhabirleri Liam Vaughan ve Gavin Finch tarafından Libor Skandalı kitabında ayrıntılarıyla yazıldı. Alttaki metin kitaptan bir alıntıdır:

thys

Hayes’in Londra’da ne olup bittiği ve doğacak sonuçları hakkında bir fikri yoktu. Her zamanki gibi aklı doğrudan alım satım portföyündeydi ve stresliydi. Cumartesi günü ayaktayken Cecere ve Morton’a ‘bu kadar çok para kaybettiği için özür dileyen ve bunu düzelteceğine dair söz veren’ bir e-posta gönderdi. Morton ona üzülmemesini, ama risklerini –mevcut pozisyonlarının ölçeğini– mümkün olduğu kadar çabuk düşürmesi gerektiğini söyledi. Bu Hayes’in egosuna bir darbeydi.

Hayes sonraki haftalarda Tokyo’da pozisyonlarını azaltırken Citigroup’un avukatları ve uyum yetkilileri Londra’da onun bankada başladığı tarihten itibaren her bir e-posta, mesaj ve kaydedilmiş telefon konuşmalarına odaklanmış durumdaydılar. Hoshino sorgulama için bir kenara çekilmişti, Çeltik ve diğer oran belirleyiciler de.

Cecere 12 Temmuzda durum hakkında duyum almıştı. Japon piyasalarının kapanmasını bekledikten sonra bankada kendisine doğruyu söyleyecek tek adam olan Morton’u aradı.

“Bir sorum var: Londra’da Küçük Hoshino ve risk hazineyle ilgili sorun mu var? Bu adamlar onu ihbar mı ettiler?” diye sordu Cecere.

“Onlar şöyle düşünüyor, bilirsin işte, birden çok kez, of, bilirsin, hmm, bir tür geri tepme” dedi Morton ona. “Thursfield SEC tarafından ifadeye çağrılıyor, bilirsin, onlar da ‘kahretsin, bize böyle insanlar gelirse biz de uyum bölümüne raporlarız’ diye düşünüyor.”

Cecere duyduklarına inanamıyordu. “Bu adi herifler” diye bağırdı. “Onlara ne oluyor? Üslubumu bağışla ama bana böyle dedirtiyor. Telefonu kap ve anlat bana.”

“Sana söyledim ahbap birçok kez, bu lanet heriflere dikkat et” diye yanıtladı Morton.

“Ne s*kt*rb*ktan banka bu böyle?” dedi Cecere. “Hayır, telefonu kapmak yerine hemen adamlarına dön ve ‘bakın bu gerçekten rahatsız edici, lütfen kesin artık’ de!”

Hayes o ayın sonuna kadar içerdeki soruşturmayı duymadı. Bir Pazar günü Cecere onu cep telefonundan aradı ve birlikte bir içki içmeyi teklif etti. Hayes’in ifadesinde sonradan belirttiği üzere, Amerikalının Tokyo’da düzenli olarak gittiği İngiltere temalı bir pub olan Windsor Bar’da o akşam buluştular. Bir bira ve Coca-Cola’dan sonra Cecere Hayes’e o hafta Libor soruşturmasının bir parçası olarak Citigroup’un avukatları tarafından sorgulanacağını söyledi.

libor_skandali_k

Sonraki birkaç hafta boyunca Hayes Citigroup içinden ve dışından avukatların sorularıyla 12 saatten fazla sıkıştırıldı. Sağlam bir şekilde aynı şeyi savundu: Hoshino’nun Londra oran belirleyicilerine ne söylediği ve neden söylediğiyle ilgili hiçbir fikri yoktu. Hayes daha büyük bir soruşturmanın bir parçası olarak sorgulandığını varsayıyordu ancak onu sinirlendiren tuhaf şeyler olmaya başlamıştı. Göndermeye çalıştığı e-postaların ekleri bloke ediliyor ve bir akşam ofisten belgelerle çıkması engelleniyordu. Hayes’i her şeyden fazla sinirlendiren şey avukatların onu işlem saatlerinde masasından uzaklaştırmasıydı, bu ona para kaybettiriyordu.

Ağustos sonunda giderek öfkelendi ve soruşturmada ayrı tutulup tutulmadığını soran bir e-posta gönderdi Cecere’ye. Bir cevap almadı.

Bir hafta sonra Hayes işlem katında masasına doğru giderken,bir el omuzuna hafifçe vurdu ve Devamı

LIBOR SKANDALI: DÜNYANIN EN ÖNEMLİ RAKAMI SAHTEYDİ

intinvestment

Bana göre finans sektöründe çalışan veya bu sektörden etkilenen herkes bu kitabı okumalı

Gerry Brown | 07 Nisan 2017

Londra Bankalar Arası Faiz Oranı olarak bilinen muğlak finansal gösterge hakkındaki bir kitap, ilk bakışta herkesin almak için koştuğu veya doğum günü yaklaşanların sevdiklerinden isteyeceği türden bir hediye gibi görünmeyebilir. Ancak Edinburgh vergi yorumcusu Gerry Brown, finans sektöründe çalışanların kitabı dikkate almalarında fayda görüyor…

Bloomberg ve Businessweek’te finansal suçlarla ilgili haber yapan Liam Vaughan ve Gavin Finch Libor Skandalı kitabına, onlara en önemli oran Libor’un “bozulduğunu” anlatan meçhul bir türev traderı ile otel barında yapılan gizli toplantıyı resmederek başlıyor.

“Oranın kredi verenlerin birbirlerine nakit için ne kadar ödeyeceklerinin bir ölçüsü olması gerekiyordu, ama 2008 küresel finansal krizinden beri bankalar birbirlerine kredi vermiyor” diye açıklıyordu durumu bu trader.

“Libor kurgusal bir yapıya dönmüştü ve her gün hangi seviyede belirleneceği hakkında menfaati olan bir grup bankacının kafasından uyduruluyordu.”

“Dünyanın en önemli rakamı sahteydi.”

Muğlak bir finans terimi

Bu konuşmanın gerçekleştiği sıralarda Libor bugün bilindiğinden çok daha az bilinen bir kelimeydi. Büyük ölçüde kamuya açık bilgiye dayalı olarak hesaplandığı varsayılıyordu: ilan edilen oranların bir ortalaması.

libor_skandali_k

2000’lerde bankaların Libor giriş süreçleri oranların doğal objektiften ziyade sübjektif bir yapıda girilmesine doğru evrilmişti, hangi oranın banka için uygun olduğu mevzu haline gelmişti.

Ve finansal kriz zirveye ulaştığında bankalar Libor’u gerçekten bankalar arası borçlanmada kullanılanlara hiç benzemeyen rakamlar olarak kamuoyu tüketimi için kote ediyorlardı. Devamı

LIBOR SKANDALI: GERİLİM ROMANI GİBİ OKUNUYOR

ftadviser

Libor Skandalı’nı Anlayın

Steve Thomas

libor_z

Libor sabitleme skandalı ile ilgili tek bir kitap okuyacaksanız bu o kitap: bölümler, yatırım bankalarında ve işlem salonlarındakilerle düzenleyiciler ve onlarla birlikte hareket edenlerin faaliyetleri arasında değişimli olarak ilerliyor.

Libor Skandalı belli dövizler için farklı vadelerde temel borç verme oranları ve 350 trilyon dolarlık finansal varlığın endekslendiği (ülke içindeki sıradan mortgage’lar dahil) ve dünyanın geri kalanının her gün bir grup uluslararası bankanın birbirlerine borç verme maliyeti olarak hesaplandığını sandığı bir grup anahtar oranın nasıl manipüle edildiği hakkında.

Sorun en basit haliyle, değeri Libor’a bağlı varlıklarda pozisyon alan traderların oranı etkilemek için açık bir güdüye sahip olmalarında yatıyor.

Paneldeki her bankanın bünyesinde belli bir döviz için, teklifleri toplayan örgüte göndermek üzere ‘oran girişi yapan’ biri var, ve eğer bir trader girişleri etkilerse, büyük ölçüde sabitlemeden kaynaklı olarak ciddi kar yazıyor.

Bizim gibi Libor’un oluşumu gibi konuları içeren yüksek lisans seviyesinde finansal piyasalar dersleri verenler için, oranın bu şekilde etkilenebildiğini görmek şok edici ve belki de bu çürümenin geniş ölçüde uygulandığı iddiası daha da büyük bir sürpriz. Öte yandan, büyük finansal krizden bu yana derecelendirme kuruluşlarının davranışlarından döviz uzlaşma işlemlerine kadar bir çok şey bizi şaşırttı ve bu sürprizler bankalara pahalıya patladı.

Kitabın ana kahramanı bir çok açıdan etkileyici; çevresi üzerinden Libor’un belirlenmesinde ayarlamalar yapmada çok parlak ve alım satım işlemlerinde zorlayıcı.

libor_skandali_k

Londra aşırılıklarından hoşlanmayan okuyucuların yardımına oranı manipüle etme sürecine yardım etmesi için işlemin diğer tarafındakilere teklif edilen daha vahşi rüşvet tekliflerinden bazıları yetişiyor. Savunmada kullanılan ‘ama herkes yapıyor’ ve ‘üst yönetimin her şeyden haberi vardı’ mahkemede işe yaramadı.

Bu hep devam edecek olan bir hikaye: BBC Panorama programı 10 Nisan’da İngiltere Merkez Bankasının dahline dair haber yaptı, iki trader daha sadece bir hafta önce aklanmıştı.

Libor etrafındaki skandal büyük finansal kriz boyunca görünen pek çok güven ihlalinden belki de en hayal kırıklığı yaratanı. Devamı

LIBOR SKANDALI: HAYES’İN DEHASI

efrw8 Mart 2017

Merkezi bir platformun olmadığı şeffaflıktan yoksun tezgah üstü türev piyasasında brokerlar bilgi akışının merkez üssü durumundadır. Hayes’in dehası özel eğitimli rakiplerinin birçoğu tarafından görmezden gelinen bu aracıların Libor’u kontrol etmede kilit bir konumda olduklarını fark etmekti.

tom_hayes

Hayes gözlerini kapadı ve bir nefes aldı, işlem salonunun alışıldık sesini duymadı bile. 2006 yılı Ekim ayıydı ve Hayes burnundan soluyordu. Japonya’ya ineli iki ayı geçmişti ancak vizesiyle ilgili bir sorun sebebiyle tek bir işlem bile yapamamıştı. Haftalar boyunca büyük bir maçta kenarda ısınma hareketleri yapan bir yedek oyuncu gibi hissetmişti. Sonunda işlem yapmasına izin verildiğinde kısa vadeli faiz oranlarının yönüyle ilgili büyük bir iddianın çoktan kaybeden tarafındaydı. (1) Yen Libor’u yerinden oynamaya ayak diriyor ve o da gittikçe daha çok sinirleniyordu. İşini seviyordu ama işler istediği gibi gitmediğinde bir o kadar da nefret ediyordu.

Hayes’in masası, kalabalık bir meydanda birbirine bakan bir çift özdeş gökdelendeki UBS Tokyo merkezinin beşinci katında, bir matrise yerleştirilen yüzlerce masadan biriydi. Önünde bir kalkan gibi eğimli duran şeyler; sürekli değişen piyasaları tam olarak kontrol etmesi için ihtiyaç duyduğu fiyat, haber ve alım satım arayüzleri evrenini gözlerine ışınlayan ekranlardı. Bunların altında piyasada çalıştığı broker ve diğer bağlantılarıyla sağlam bir şekilde iletişime geçmesini sağlayan tuşlarla dolu dâhili telefon kutusu bulunuyordu. Her birkaç saniyede bir hattaki bir ses gelip ona “2 yıllıktan 10 tane binlik” veya “34’ten lib tib” gibi tekliflerde bulunuyordu. Her şey hızı maksimuma çıkarmak ve çabayı minimuma indirmek üzere oluşturulmuştu. Bir çift uğurlu panda oyuncağının eşlik ettiği iki klavyesi vardı.

O sabah uğurlu turnikesinden geçmişti. Uğurlu iç çamaşırını, uğurlu tişörtünü ve uğurlu pantolonunu giymişti. (2) Hiçbiri işe yaramıyordu.

libor_skandali_k

O öğleden sonra Hayes, kafasında bir ışık yandığında Londra’daki brokerlarından birine içinde bulunduğu çıkmaza dair dert yandığını sonradan hatırlayacaktı. Bu işte çalıştığından beri bankalar

Libor tekliflerini hep kendi pozisyonlarına faydası olacak şekilde şekillendiriyorlardı. Bir trader sabah yüksek bir altı aylık orana ihtiyaç duyarsa şirketinin Libor’dan sorumlu nakit masasındaki kişiye bir mesaj atıyor ve ondan o günün teklifini bir baz puanın yarısı kadar yukarı iteklemesini istiyordu. Yine de sistem kurcalanmaya karşı korunaklıydı. Bir banka her ne kadar oranı değişik yönlere çekse de, diğer 15 banka da aynı şeyi yaptığından, tek bir bankanın toplam oranda büyük bir etkisi olamazdı ve hatta traderlar bankalardaki kankalarını kıyak için arada sırada aradıklarında bile yayınlanan oran üzerindeki etki minimal oluyordu.

Yazarlar hakkında

Liam Vaughan ve Gavin Finch Bloomberg ve Businessweek Londra’da finansal suçlar üzerinde çalışan gazeteciler. 2013’te günde 5 trilyon dolar işlem hacmi olan döviz piyasasını manipüle eden küresel bir komployu keşfettiler ve üç kıtada bankaların 10 milyar dolar ceza ödemeleriyle sonuçlanan soruşturmaları tetiklediler. 2014’te prestjili ekonomi gazeteciliğinde mükemmellik alanında Gerald Loeb Award ve yılın en iyi finans haberciliği için Harold Wincott ödülü kazandılar.

Referanslar

  1. Tom Hayes, SFO Sorgulamaları
  2. David Enrich, “The Unraveling of Tom Hayes”, The Wall Street Journal, Sept.13, 2015, http://graphics.wsj.com/libor-unraveling-tom-hayes/1

LIBOR SKANDALI: DÜZENLEYİCİLERİ ŞİŞE DİZİYOR

breakingviews

Dominic Elliott

3 Mart 2017

 

“Hass..tir.” ABD Adalet Bakanlığı yolsuzluk soruşturmacısı Robertson Park’ın 2010 yılında İngiltere Merkez Bankası Başkan Yardımcısı Paul Tucker ile Barclays’in o zamanki CEO’su Bob Diamond arasında geçen iki yıl öncesine ait bir telefon kaydını dinlediğinde verdiği tepki buydu.

Park’ın küfrü, fiilen dünyadaki finansal ürünlerin birçoğununa temel teşkil eden bir gösterge olan oranı bankaların nasıl manipüle ettiğine ilişkin cezai bir soruşturmanın başlangıcına işaret ediyordu. Skandal, 2008 finansal krizini takiben bankacılık sektörünün suçlamalara verdiği karşılıkların yalan olduğunun sembolü haline geldi.

Savcının tepkisi konu hakkındaki iki rakip kitapta da yer alan birkaç dramatik andan biri. Konunun teknik doğasına rağmen hem Vaughan ve Gavin’in yazdığı “Libor Skandalı” hem de David Enrich’in “Örümcek Ağı”, sayfa çevirten kitaplar.

Londra bankalar arası faiz oranı trilyonlarca dolarlık kredi, tahvil ve türev fiyatlarını etkileyen günlük bir gösterge oran. Ama kökleri derme çatmaydı. Oran kendi kendini seçen ve politikalarını kendileri belirleyen bankaların birbirlerinden borç almaları durumunda ne kadar faiz ödeyeceklerine ilişkin tahminlerine dayalı olarak yaptıkları girişlerin azaltılarak alınan ortalamasıyla hesaplanıyordu. Libor oranlarında ilk terslikler görülmeye başladığında, teori, bankaların kriz döneminde kendilerini güçlü gösterme çabası olarak kasıtlı bir şekilde düşük oran girdikleriydi. Banka iletişimlerinin incelenmesi, Tucker ve Diamond arasındaki geçen ve soruşturmacıları bazı bankaların Libor’u etkilemeye çalıştığının delili olarak görülen telefon konuşmalarının keşfedilmesine yol açtı.

zeroh

Bununla birlikte sonradan traderların münferiden kendi kârlarını artırmak ve primlerini şişirmek için oran üzerinde baskı kurduklarını buldular. Bu davranış kriz öncesinden geliyordu ve birçok durumda sonrasında da devam etti. Bankalar sonuçta milyarlarca dolar ceza ödedi.

İki kitap da bir dizi düzenbaz veya ehliyetsiz bankacı, broker ve düzenleyici yi teşhir ediyor. Trader Tom Hayes skandaldaki rolü sebebiyle -sonradan 11 yıla inen- 14 yıl hapis cezası aldığında en meşhur olan sanık. Ancak iki kitap da üst düzey yöneticileri veya düzenleyicileri bundan ayrı tutmuyor.

libor_skandali_k

“Örümcek Ağı” özellikle Hayes’in de bir parçası olduğu hastalıklı topluluğu ele alıyor (Açıklama: Ben de 2010-2012 arasında, faiz türevinde olmamakla birlikte hisse senedi türev işinde ses brokerı olarak çalıştım.) Otistik olan trader İngiliz otoriteler tarafından sorgulanmaya başladığında Enrich’e sırlarını açıyor. Bu nedenle kitap Hayes’in ve Citigroup traderı olan arkadaşlarının bir Japon kayak merkezinde sessiz bir bardaki çirkin alemlerinin iğrenç bir hikayesi ile başlıyor.

Hikaye ironilerle dopdolu: Tom’un annesi Sandy Hayes finansal düzenlemeleri hafifleten eski Birleşik Krallık Başbakanı Gordon Brown için çalışyordu. Bu arada amcası Chris Salmon ona yatırım bankacılığına girme ilhamını veriyor, daha sonra İngiltere Merkez Bankasının Libor’a yeniden saygınlık kazandırmakla görevlendirdiği bir üst düzey yönetici oluyor.

200 sayfadan az olan “Libor Skandalı,” kitabı bitirdiğinde bazı okuyucuların daha fazlasını istemesine sebep olabilir. Ama düzenleyicileri şişe dizmesi kitabı önemli hale getiriyor. FSA’in nihayetinde bir soruşturma başlatmadan iki yıl önceye kadar uyarılmasına rağmen bunu yapmamış olması onu toplum önünde küçük düşürmüştü. Oranı yöneten BBA’nın yetersizliği Devamı