Onların bildiğini bilmeye neden layık değildik? Rollıng Stone

taibbiMayer’in 12 Mart 2018’de The New Yorker’da yayınlanan “Christopher Steele: Trump Dosyasının Arkasındaki Adam” yazısı kamuoyunu öncelikle dosyanın yazarının itibarını destekler türde etkiledi.  Ama ayrıntıda tartışmaya değer kıymetli bir şey içeriyordu. Mayer -Amerikan NSA muadili- İngiliz GCHQ başkanı Robert Hannigan’ın Ağustos 2016’dan önce “Trump’ın ekibi ve Moskova” arasında “yasadışı” bir iletişim akışını yakaladığını söylüyordu. Hannigan ABD’ye uçmuş ve CIA başkanı John Brennan’ı bu iletişim hakkında bilgilendirmişti. Brennan daha sonra bu görüşmenin asıl FBI soruşturmasına ilham verdiğini ifade edecekti.

Bunu okuduğumda aklıma gelen milyonlarca sorunun ilki şuydu: “yasadışı” da ne demek?

Eğer GCHQ tarafından “yasadışı” bir şey yakalanmışsa ve bu FBI soruşturmasına yol açmışsa (FBI soruşturmasının başlamasına ilişkin birbiriyle çelişen açıklamalardan biriydi, tesadüfen) bunun, hile suçlamasının içeriğini temizlemeye yönelik bir faydası olabilirdi. Bir şey biliyorlardıysa ne olduğunu bize niye söyleyemediler? Onların bildiğini bilmeye neden layık değildik?

Guardian’a şu soruyu sordum: “Bu iletişimin ne olduğu anlamaya yönelik bir teşebbüs söz konusu oldu mu? Bu iletişimin varlığı ne şekilde teyit edildi? Guardian’dan herhangi biri bu görüşmeleri veya transkriptlerini işitti veya gördü mü?”

Tek cümlelik cevapları şuydu:

“The Guardian’ın kaynak malzemeyle ilgilenirken sıkı ve titiz kuralları vardır.”

Bu, uluslararası bir bankadan veya ordudan almayı umabileceğiniz bir cevap, bir gazeteden değil.

Aynı soruları Mayer’e sordum. Çok daha açık sözlüydü elbette, hikâyenin öncelikle “bu iletişimin kesin niteliği kamuya açıklanmadı” diye yazan Harding tarafından yakalandığını söyledi.

Şunu da ekledi: “Sonradan Harding’in yazısındaki hususları bir kaç bilgili kaynaktan bağımsız olarak teyit ettim ve Steele hikâyesi için aylarca çalıştım, bunun için iki kez İngiltere’ye gittim.” Ama “Russiagate hikâyesi, hassas ulusal güvenlik meseleleri hakkındaki tüm haberler gibi, zor bir mesele” diye yazdı.

Yeterli çaba göstermesine rağmen “yasadışının” ne anlama geldiğini bulamadığı sonucunu çıkarabiliyorum sadece. Ayrıntı sonradan bir şekilde yayınlandı. Büyük bir iş gibi görünmüyor olabilir, ama bence öyleydi.

Açık olmak gerekirse, Trump ve Ruslar arasında 2015 yılı başlarında veya öncesinde “yasadışı” temas olduğu fikrine inanmıyor değilim. Ancak bu tür temaslar olmuşsa bunların içeriğinin halktan esirgenmesi için meşru bir neden de düşünemiyorum.

Yetkili makamlar, İsrail gibi yabancı ülkelerle endişelerini paylaşabiliyorsa, Amerikalı seçmenin neden buna hakkı olmasın? Dahası, eğer burada fikir, kaynakları ve yöntemleri ve “casusluk sanatını” korumak için işleri gizli tutmamız gerektiği ise, neden Rus yetkililerin Trump’ın zaferine tezahürat edişlerini duyma yeteneğimize ilişkin haberleri sızdırıyoruz? (Basın ordusunun yarısı, son birkaç yıldır “SIGINT” gibi terimleri kullanarak sanki bunları hayatları boyunca kullanmışlar gibi tuhaf casusluk dilinde uzmanlaştılar.)

Matt Taibbi

Rooling Stone